Sözlerinden geriye kalan... için için yanan kül,
Yürüdüğümde... koştuğumda.. benden dertdökül,
Senin İçinde mahşer meydanı.. nerde cezalı kul,
Bana neyi reva gördün? Nedir bu maktüle makul?
Zamanın olmadığı bir yerde , yalnızlık mıydı?
Belkide renksizdi hayat, ölümün pençesinde..
Tüm renkleri solduruyordu varlığı..
Peki ya kendi varlığının rengi neydi?
Vakti gelince onu, hangi renk görecektik?
Siyah mı? Beyaz mı? Yoksa renksiz mi?..
Düşüyorlardı.. son bahardaki yaprakların ağaçlardan düştüğü gibi,
Üşüyorlardı..bu zemheride donan çiçekler gibi,
Mermilerle .. aynı yerlere düşüyordu narin bedenleri....
Susuyordu insanlık.. dilsiz,sağır ve kördü sanki.
Bir korkuydu bahsedilen , giden insanların gelmediği bir yerdi..
Yaşamdaki onca acıyı...derdi..kederi alıp götüren la zamandı..
Belkide hayatın içindeki bir bilinmezdi...
Kendisi soğuk bir ürperti..
Duyan insanların bakmak bile istemediği bir çığlıktı...
Gölgenin altından izler.. başucunda bekleyen bir delilikti .
Senki kainatın ortasında bir toz,
Benim gözümde andromeda..
Şairlerin geride bıraktığı bi nokta,
Benim içinse büyük bir paragraf..
İnce kesikler gibisin hünkarım,
Beni , kendine getirir misin?
Zira... sana doğru geldiğini zannettiğim bütün yollarda kayboldum..
ya da saçlarından işretler bırak yola, sana ulaşabilmem için...
Sen ki beynimde bir malign,
Zihnimdeki dipsiz bir kuyu,
Ruhumdaki sade bir leke,
Her yanlışta , beni takdir etmendi... belkide beni bunca yanlışa sürükleyen.
Hatalarımı örtmüyor artık gözyaşlarım. İnsanlığımı her seferinde, parça parça kopartan bu hayat, son parcayı ne zaman alacaktı benden? .
Bir parcayla insan olarak kalabilir miydim? Kalsaydım, Ne kadar süre dayanabilirdim?
Farkettimki labirentin tüm yolları çıkmaz sokak,
Etraf karanlık ve hiçbir şey görünmüyor..
Duvarlar aşamayacağım kadar yüksek...
Anımsadığım neydiki bu tartarusta..
Ellerini hatırlarım... Bitmemiş bir eskizdi elindeki,
Birinin aksine özleyeceğim bir çocukluğum yok,
Ruhum aç ama artık bedenim tok...
Belkide bilinmezlik bir ok ..
Yaşama dair bütün bildiklerimin yanlış olma olasılığı kadar anlayışım .
Ruhtum , kayboldum bu dünyada,
Seyyahın cebinde okunmayan bir yazıydım.
Beni sorardı.. kendisi için değerli kimselere,
Biri çıkarda bir son verirdi..bu bilinmeyene.
Kuyunun dibindeki karanlıkta mahsur kalmış bir insandım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!