Kuşatma altında kalbindeki şehir...
Surlarında kocaman oyuklar var,
Düşmanların acımasızca saldırısı karşısında ne yapsın kentin sakinleri ...
Artık güvenli bir yerde kalmadı sebastian...
Yaşamak belkide cılız bir nehir..
En güzel duygulardan payımıza asil bir yalnızlık düşmüştü,
Tek başıma yaşarken bu hayatı , bir köşede üşümüştüm...
Bazen duygular... kalbe çok ağır gelip , kalbe doğru üşüşmüştü...
Senki siyahı sevip ona aldanan ,
Masum bir kaç kelimeye... söze... kanan,
Kirlenirdi ellerin ortaya güzel bir şey çıkarmak icin , mutlu olurdun gülen ve neşeyle bakan yüzler gördüğünde...
Tablolar yapardın saatlerce ince ince... elindeki neşter ile ince kesikler atardın resimlere...
Kalbi hep önceden yapardın , katman ve geçişleri üzerine nakletmek için ....
Kaç kişi kıskanmıştır yaptığın ince işçiliği , elindeki neşter ve kalem olmak istemiş midir bakanlar?
Bir keresinde bana en çok zorlandığın tabloyu göstermiştin , "isimlendirilmemiş bir sanat eseri mi olur?" Demiştim ...
Tılsımdı teninde taşıdığın,
Terkerkedildin tek takıldın,
Tehdittin tahsisli tahakkukun.
Temelden tadilatta takvan,
Tükendin toprakla tersleştin,
Şüpheler içini kemirdi...
Yalnızlıktan tek başına delirdi,
Yalan mıydı? her şey...
Uykularına giren sen misin?
Kalmammm... ben bu şehirde kalmam..
Delilik miydi?
Senin ...beni bir ihtimal sevmen ,
Zamanda kaybolurken ayak izlerim , cebimde kalan yarım bir fotoğraf...
Hep merak etmiştim sensizliğin kaç hali var ve ben kaçını yaşamaya dayanabilirim..
Seninle beraber yürüdüğümüz sokaklarda , yön duyumu kaybediyorum...
Kağıttan kaç turna kuşu yaparsam geriye döndürürüm sesini...yüzünü ve hatırlayamadığım bütün o şeyleri...
Artık sana koşmama gerek yok,
Sana , aşağı doğru düşerken rüzgarın esişini anlatmak isterdim.
Artık üşümüyorum biliyor musun?
Çünki varlığın hiç olmadığı kadar güçlü,
Her tarafa nüfuz ederken rüzgar , kulaklarımda hoş bir uğultu var...
Artık yağmurlar kırılmayacak etimde,
Bedeni bir yerde , ruhu başka bir yerde..
Yaşadıkları pek çok insanın üstünde bu kıyamette bir başına kederde.
Ayaklarında var bir esaret ,ruhunda ise bulamadı hiç cesaret.
Kuş olmayı diledi hayatta, tavan arasına kilitli bir kedi oldu bahtsızca.
Düşledi mutluluğu fütürsüzca,mutsuzluğu kurgulu insanlarca...
Bir umuttu dilediği,bulduğu ise kırıklıklardı hayatı boyunca...
Ruhun huşu ağacının dalında asılı, o dal ki! kırılmış ve öylece kalmış yıllar boyunca...
Hayallerim gittiğin yollar kadar bozuk boylu boyunca...
Ah gölgen mi bana emanet kalan, belki siyah... biraz griye çalan...
Beni... hasretimsi bir şey sarıyor normal zamanlarda olmayan...
Kederimsi birazcık hayat, parmak aralarına sığmayan...
Uyumsuz artık kelimelerim hiçbir şiire uymayan...
Çok uzaktasın ..
Kimin ruyasındasın ,
Hangi gönülde taht sahibisin?
Sen miydin o bahtsız kanadı kırık mülk sahibi...
Kendinle çeliştin bir başınasın yaşamda,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!