Bu harabelerde dolaşan sen misin?
Burası, düşmandan yoğun ateş almış virane bir kalıntı,
Duvarlarında yazılıdır hamzadan bir alıntı.
Kalbindeki kin mi?.. Nedir bu sızıntı?
Yüreğinde taşır bin acı bin keder ,hayat bu duraksar ama devam eder.
Hızlı büyümeyi istedim hayatın acımasızlığına karşı,
Zannettimki büyüdüğümde.. boyum geçecek hatalara karşın,
Terazi kırıldı.. nerde o hep övündüğün arşın.
Kötülüklerini ve hatalarını gizler mi şîn.
Düşünüyorum .. o zamanları,
Tarifi yoktu bu hiçliğin .
Saraydı oysaki ruhunun içi, artık virane olmuş... Askerler bırakıp gitmiş.. silahlarında bir önemi yoktu.. geride ne kalmıştı... dinmeyen yağmurlar.
Her nefes alışında çiğerlerini yaktı hayat,
Unutmaya çalıştıkca akılda kaldı tramvaların,
Biliyorum inanmayacaksın!
Düştün... Üşüdün... Geçtiği sokaklarda..
Kara bastın mı hiç yalın ayak...
İçinde yara...
Güvenmezdin sana direkt bakmayanlara,
Geceyi severdin ve şehrin ışıklarını..
Zayıf hissederdin tartışmalarda,
Bıkmıştın küçük hesaplarla...
Yorgun organlarım yaşamaktan dolayı... ki Yaşamak.. her şeye farklı nüfuz ediyordu.
Sıkışmıştı ruh, bedenden çıkacak delik arıyordu. Bataklıktaki çiçekti güzelliğin, her göreni tuzağa cekiyordu...
Bir çiçeğe bakarken... Bir bebeğin gülüşünde...
Sabaha doğru fecr vaktinde... Belkide yeni bir şeyler öğrenirken gülümseyen bir çocuğun yüzünde.. Gece gökyüzüne bakarken yıldızlarda... Kendi ruhunun derinliklerinde ufak bir kıvılcımda...
Yaşamak zordur azizem...
Her an ruhundan parça koparıyor,
İç içe geçmiş girift dolu sorunlar,
Bu sonsuz döngüden çıkış kapım mısın?
Kalbimin hızlı çürümesi için esen lodos musun?
Sen nesin? Gül müsün , diken mi?
Hayatım kayarken... beni uyuşturan sözlerin mi?
Parmak uçlarımda bir ömrün kederi var,
Yıkılmış sırtını dayadığın duvar,
Alınında minik bir iz bırakmış geçen seneler...
Zorluklarla geçen hayatın hissizleştirmiş seni.
Isınmıyor gönlün değil mi?
Köşe başında ip tutan çoçuklar gibi olmak istedin.. lakin herşey için çok geçti...
Terkedilmiş bir yel değirmeninde bekliyorum seni,
Gelirken umutlarını ve hayallerini getirme olur mu,
Burası gibi.. virane ve metruk lakin kalbimde,
Kim tanıyabilir bizi...söyle...
Ruhunda bu hicranı taşıyanlar mı?
Ellerinde sadece karanfil kokusu bulunanlar mı?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!