Her düşüncede , cebindeki mutluluktan harcıyordu,
Elindeki bozukluklar gibi geriye, hüzün kalıyordu,
Yaşamak bu değildi o da biliyordu..görüyordu.
Neydi onu bu hayata bağlayan bilmiyordu...
Elindeki şişede buluyordu huzuru,
Rüzgarı seversin , değil mi?
Saçlarının arasından geçerken , nede güzel görünüyor saçların.
Ben ellerini tutamamışken,
Onun , bunu yapabilmesi... beni üzmeli mi?
Hüzünlenmeli miyim?
Kokunu alıp götürdüğü için..
Farkettim ki...
Beni arıyormuşsun şaanem,
Geçmişin kirli,hastalıklı ve karanlık sokaklarında...
Unutmak mı? Zor geldi yoksa en mutlu olduğun anda hatırlamak mı?
Duydum ki...
Benden sonra, yalnızlık yerimi almış,
Grileştin... önceden canlıydı renklerin, sattığın umuttu gerçeği gizlerdin...
Her zerrende suçluluk hissederdin , uzaktan bakıp insanları izlerdin..
Kaç kelam yeterdi sana? aç gözlüydün all-in , kalbin porselendi geride kalan parçalardan bir iz..
Soğumuyordu içindeki ateş hicrandaydın, ahraz değildin ama sanki dilsiz.. belki birazda ilgisiz.
Biliyorum ...herşeyi gören bir kördün,
Biliyorum renksizlikte kalamazdın seçerdin griyi,
Tuvalde yüzünü çizmeyen ressam seni kıskanmış olamaz mı?
Senin dünyanda yaşıyor her bir canlı bende ise sahra etkisi...
Ki sen yaptığım bütün hataları gizlemiştin..
Her hatırlayışımda siliniyorum yutuyor beni bu kumlar...
Biliyorum sonsuza kadar sürmeyecek bir rüya bu,
Seninle karşılıklı yaşlanmanın hayallerinde bul beni...
Hediye ettiğin kalemi tutan ısısını kaybetmiş ellerim,
Bilinmeyen bi yerde kaybolmuş ruhum sahipsiz...
Belirsizlik kuyusundaki karanlık kadar dipsiz,
Zamanı harcamanın verdiği sarhoşluğu hâlâ yaşıyorum.
Her seferinde, ağzımda bir acı tat bırakıyor.
Bu tat yaşadığımı hatırlatıyor bana.
Var olmanın sancısı , her başladığında cebimdeki zamanı tüketiyorum bildiğim ve bilmediğim diyarlarda.
Yeri ve zamanı geldiğinde hepsine git diyecektim,
Bu benim icin daha iyi ama gec farkedecektim,
Ben kimlerden geçtim bunlardan mı? Geçmeyecektim.
Zaman bir kitaptı ben ise tam içinden geçtim.
Kalbinde kahır vardı, dilinde küfür,
Sana sarılabilmekti sebat,
Selamlayabilmekti seninle sabahı,
Samimiyetsizliği sabit seçmeden,
Sabunköpüğü sahteydi,
Seçilmişti soyun ,su sadeliğinde.
Kaç zaman geçmişti ..ruhunun çektiği bu ızdırabın üstünde?
Gezegenler dizilişi mi şaşırmıştı.. sen küstüğünde,
Bahçedeki kan çiçeklerine dokunduğunda..sessizliğin üşüttüğünde.
Durdun, baktım yoktun sen,
Bu çölde bedevi miydin sen,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!