Titriyor.. lambadan gelen ışıkla gölgem,
İşgal altında ruhum kalmadı hiç güvenli bölgem..
İnsan çıkar karşısında ne kadarda bükülgen,
Zalimsin... zebansın.. sanma kendini ülgen..
Unutuyorum baş harfinle başlayan kelimeleri,
Senki geceme "kutup gündüzüydün",
Karanlığı.. karamsarlığı yakardı gülüşün..
Dokunduğun herşeyi iyileştiren ellerin,
Bir kara delik timsali olan göz bebeklerin...
Binlerce şair andı.. değer verdiğini,
Her bitti dediğinde ..Lazarustan çıkmışçasına hucum ediyor dertler,
Günahının.. kaçıncı kefareti bu ödediğin.. her düşündüğünde ruhun dayanmaz terler.
Islanıyor ruhun ve artık beyaz değil ne bilsin ki eller.
Gecede saklıdır.. o zaman ortaya çıkar kederler..
Zaman bize olabilecek en büyük hayinliği yaptı,
Her şey... iyi olabilirdi,
Birbirimize hiç denk gelmeseydik şayet...
Senki beyaza bürünmüş halinle, bir maça kızı,
Ben ise sokaklarında gezinen, bir sinek valesi..
Hayatımız iki zıt kutbu temsil etmekte,
Sen kendi avlundaki laleler ile bakarken güneşe,
Her gün yeni bir cümle ekledin kalp kitabına,
Hayal ederken kalbini ısıtan anıların yok artık,
Sadece merhamet değil çok şey eksik ağacında,
Bu diyardan gitmek mi gerekir? İnan bilmiyorum...
Yazı yazan kaleminde kırıldı.. zaten yorulmuştun,
Madundun mahrumdun masmavilikten,
Mekansız, makamsız mahkemesizdin,
Mademki mağdurdun mayandaydı maşalık,
Mahfuzenlikle mağfurlanmış mahkumiyetin.
Mabut'tandı mağşuş mağmumluk,
Zamanımız azalıyor melonza,
Son sigaram.. son kahvem... son şiirlerimdi belkide...
Yaprakları düşüyor gölgesinde dinlendiğimiz ağacın,
Acı bir kahve gibiydi seninle olmak, kırk yıl hatırı kalır mı? .. belkide...
Birbirimizi yaraladık.. en acıyan yerlerimizden.
Biliyorum geriye dönüşün, aralıkta açabilecek bir çiçeğin ihtimali kadar...
Elimde kurusu çiçeklerin, sen bana menekşenin kokusunu soruyorsun,
Gideni yol değiştirirdi, kalanı ise zaman biliyorsun,
Yolu gitmek mesele değildi ,yolda karşılaştıklarındı.. anımsıyorsun,
Giden giderdi ama geldiğinde,gittiği gibi bulacağını mı zannediyorsun?
Konuştuğun lisanı kimse anlamıyor muydu?
Menengiç kahvesi gibi olcaktı,
Onda iken özgür olduğumu hissettirecekti,
Çünkü menengiçler yükseklerde yetişirdi,
Menengiç gibi çiçeklenip , çiçek açması hoşuma giderdi,
Ojeli tırnaklarına gerek yoktu , sadede yakışırdı elleri sakallarıma.
Gördüklerindir kalbine tesir,
Fikirlerinde dolaşan bir esir,
Ruhun ise bundan müteessir,
Her damlada birikiyor çirkinlik,
Bunu gördüğünde geliyor irkillik,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!