Bu kentin insanları sağır,dilsiz ve kör,
Bir ölüler şehrinde yaşıyorum.
Bir sürü insan lakin hiç ses yok,
Burası canlıların içinde bulunduğu bir nekropolis,
Hayatı değersiz görülen ve hayatına değer veren insanların beraber yaşadığı bir metropolis.
31 martta misafir olduğum Konstantinopolis.
Sonbahardayız kalbini yakan külleri dağıtmaz mı? Bu rüzgar...
Biliyorum acıdan kaçmak büyütmüyor içimdeki çocuğu,
Yaşamak hangi devirde kolay oldu ki, kan kaybından gözleri kapanan ötzi'yi hatırlarım...
Hangi avcı yaralamıştı seni, tereddüt etmediler mi?
Bir duygusal açlıkla mı kıydılar sana... yoksa kirli oyunların bir kurbanı mı oldun sende?
Ruhumdaki ağırlık bedenime sirayet ediyordu,
Bazısı kör ,bazıları bu gerçeği görüyordu,
Hayat , zaman denilen hükümdarla bitiyordu,
Şimdi değildi ama o yaşamaktan bıkıyordu.
Ruhun , üzerimde karanlık bir tesir,
Titriyor.. lambadan gelen ışıkla gölgem,
İşgal altında ruhum kalmadı hiç güvenli bölgem..
İnsan çıkar karşısında ne kadarda bükülgen,
Zalimsin... zebansın.. sanma kendini ülgen..
Unutuyorum baş harfinle başlayan kelimeleri,
Senki geceme "kutup gündüzüydün",
Karanlığı.. karamsarlığı yakardı gülüşün..
Dokunduğun herşeyi iyileştiren ellerin,
Bir kara delik timsali olan göz bebeklerin...
Binlerce şair andı.. değer verdiğini,
Her bitti dediğinde ..Lazarustan çıkmışçasına hucum ediyor dertler,
Günahının.. kaçıncı kefareti bu ödediğin.. her düşündüğünde ruhun dayanmaz terler.
Islanıyor ruhun ve artık beyaz değil ne bilsin ki eller.
Gecede saklıdır.. o zaman ortaya çıkar kederler..
Zaman bize olabilecek en büyük hayinliği yaptı,
Her şey... iyi olabilirdi,
Birbirimize hiç denk gelmeseydik şayet...
Senki beyaza bürünmüş halinle, bir maça kızı,
Ben ise sokaklarında gezinen, bir sinek valesi..
Hayatımız iki zıt kutbu temsil etmekte,
Sen kendi avlundaki laleler ile bakarken güneşe,
Hani yapraklar kökleri ısıtmak için dökülürdü , bu zemheriyi aşmak için...
Bütünüyle...
Baştan aşağıya bir özlemle doluyum gelmeyeceğini bile bile yanar içim..
Bu sensizliğin kaçıncı hali , değişiyor biçim biçim...
Sen olmasan tadı yok bu hayatın, kederli bütün kaderlerim ...
Her gün yeni bir cümle ekledin kalp kitabına,
Hayal ederken kalbini ısıtan anıların yok artık,
Sadece merhamet değil çok şey eksik ağacında,
Bu diyardan gitmek mi gerekir? İnan bilmiyorum...
Yazı yazan kaleminde kırıldı.. zaten yorulmuştun,
Madundun mahrumdun masmavilikten,
Mekansız, makamsız mahkemesizdin,
Mademki mağdurdun mayandaydı maşalık,
Mahfuzenlikle mağfurlanmış mahkumiyetin.
Mabut'tandı mağşuş mağmumluk,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!