Biliyorsun ben…
Ruhumdan akıp gelen şiirlere sarıp sarmaladım seni.
Biliyorsun, hâlâ eskisi gibiyim;
Biraz yorgun…
Biraz sarhoş…
Ve bazen kendi kendime konuşurken
bazen duruyorum.
öylece.
ne bir yere yetişmek için,
ne birini beklemek için.
sadece duruyorum.
ve o an
Yokluğun Kıyısında
Devşirirken hatıralar kendi kendince,
ve sen sevdiğim…
yağmurların ıslattığı yollardan gelip geçerken,
yüreğin üşürken bir kalabalığın ortasında,
Bilmezler sevdiğim;
Sen uzak bir yerde
Ben bu kentte,
Kaç kez özlemlerle yıktık geceleri
Yapayalnız hayaller içinde
Yüreğimize
Nicedir sarhoş düşlerim
sessizce sendeliyor gözlerimde,
her biri bir gölge gibi süzülüyor
karanlık bir odanın duvarlarından,
her adımda titreşen bir yalnızlık,
her nefeste seni anar gibi,
Bir Gün Gidersen...
Bir gün gidersen...
Kapıyı usulca çek.
Penceredeki kuş ürküp uçmasın,
Hatıralar uyanmasın... olur mu?
Yorgun akşamın sabahındayız
Gülsekte kuşlar ucmuyor gökyüzünden
İçimdeki durgun zamandayız sanki
Konuşmakta bir ihtimale dönüyor
Bütün bildiklerim hüsran oluyor
Susuyor yüreğimin dili
Bir insan gelir,
öyle ansızın, öyle habersiz,
bir gülümseyişle unutursun bütün dertleri.
Sanki yüreğine papatyalardan iklimler kurulur,
hevenk hevenk bahar taşar içinden.
Sanırsın ki gökkuşağının sekizinci rengi sensin,
seni özlediğimi
kimseye söylemedim.
çünkü bazı özlemler
anlatılınca küçülüyor.
ben seni
içimde büyüttüm.
Bir Kadın Vardı
Bir kadın vardı…
Yıllar gelip geçtikçe
Zamana sessiz sırlar örüyordu,
İçinden taşan cümleleri kimse duymuyordu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!