Eskiden olsa
Ağzı kulaklarına varan bir hikaye inanırdım.
Artık bütün kardelenler güneşe dönüyor yüzünü.
Yağmurlar kendi uykusunda..
Tamda böyle bir yağmurdan geçiyoruz
Sonra aynı beyazlıktan camlara kuş resimleri çiziyorum
Sular ispirto rengine dönüyor
Asık yüzlü bir imge gibi duran bu hayattan
tek yönlü bir geçiş olduğumu
söylüyorlar bana
Kalbime sesini iliştirip beklediğim telefonların
arka kısmından hiç konuşulmamış hüzünlerin iç sızısıyım ben
Sen türküler söylerken
ben kafiyesi bozuk şiirler yazmayı sevdim
Bu yüzden ya
ön sözlerim
Nedensiz nedenler var içimde,
Sorgusuz sualsiz kelimeler.
Bir cümleyi bitirirken,
Diğer kelimeleri dökerek geçiyorum geceden.
Sonunu hiç düşünmeden,
Hesapsız, kitapsız sevmelerim var birde.
Yine alıp gittiler Mira!
Neyim varsa benden arkada,
Kimsenin, kimseye alacağı vereceği kalmadı artık
İçimdeki acı dışında..
Şimdi hayatın bir kenarını irdeleyen kıyı çiçeğine döndüm yüzümü.
Şimdi, avlusunda düşüp dizimi incittiğim,
Eski bir masaldan sesleniyorum sana sevgilim.
Ay'a küsmüş yıldızlar düşüyor kirpiklerimden.
Ve bu aralar hiç mutlu değilim.
Gamzelerim ıslık çalmıyor.
Rüzgarda sallanan saçlarımı kestim çok zaman önce.
Ben hiç gökyüzü kadar mavi olmadım
Deniz kadar da
Rüzgar gibi asi olmak isterdim
Yine de beceremedim
Bir at'a benzettiniz bedenimi
Kadındım oysa
Susarak anlatıyorum,
Dağınık bir hikayeyi kalbime.
Sayfaların boynu bükülmüş
Tahtası kırık bir zamanı çiziyorum göğsüme.
Ağlasam ne fayda
Sonu yoktu.
Bazen de diğer kadınlar sokağa dökülür.
Ve bir çoğunun karpuz büyüklüğünde kocaman göğüsleri olur.
Pencere örtüsünü kaldıran yağmurdan bilirim.
Bir de annemin beyaz ellerinden.
Daha az önce gördüm!
Yokluğunda seni bu denli çok severken
Hem sana hem kendime zarar veriyorum
Aşk çirkinleştiriyor beni
Bir yalandan ibaret oluyorum
Ve artık bu kalp bana ait değil
Ölürsem bu günlerde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!