Yağmurun kalbinden başlıyorum seni sevmeye
Öylece duruyor orda o yoksulluk
Evin salonundan başlıyoruz öpüşmeye
koridora kadar sevgiliyiz
Yaz bitti
Kendimi çıkardım şiirden
Ah! ne çok yasakladım kendimi kendime
Ah! ne zordur kadın olmak
Anlatamazsın kimseye derdini
Bilmezler gülüşünün ardında ki hüzün rengini
O mavi olsun ister zaman
Denizi göğü çalar düşlerinde
Sade düşlerinde mavidir
İçimde karanfiller büyüttüğüm zamanlardı.
Dokunsam bir rüzgar kırılırdı avuçlarımda.
Akşamın koynuna usulca bıraktığım yağmurlardan,
İnce kadife yastıklar çıkartırdım küflü
sandıklardan..
Artık kalbim mavi değil
Beni gökyüzüne taşıyan elmas küpelerimden sıyrıldım
Saçlarım rengini kaybedeli uzun yıllar oldu
Yağmurlar çekilmiyor kendi kıyısına artık
Benim için bir köşesine sözler bırakıp
Kuş tüyünde uyanmak istiyorum
Belki kuşlukta içime doldurduğum ezan seslerini
Bir ressamın
Sanki kocaman bir gök taşından koptum
Ve öylece seni izledim.
Göç haliydi
Kuşlar erken çıktılar yola.
Sana yazmaya korktuğum için oldu herş şey.
Su olup akmaya başladığım zamanlar
Aslında bir rüzgarın ait olduğu yerler kadar uzaktım kendime.
İtiraf ediyorum...
Bir salıncak bile astım evin üst katına
Yüzümden yağmurlu bir sonbahar geçerken,
Sana kurutulmuş güller bıraktım..
Ve içime dökülen her acı için,
Üstümde mor bir şemsiye.
Hiç hoşlanmıyorum böyle kasvetli şeylerden biliyorsun.
Ya şimşekler çakacak, ya kuruyana kadar yanacak gökyüzü.
Şimdi, esmer dudaklı bir geceden
Vişne lekeli günler bırakıyorum bir şiirin göbeğine.
Omurgası kırık kadınlar hatırlıyorum
Denizi olmayan..
Sisli havalarda yorgun gemiler geçerken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!