Yaz bitti
Kendimi çıkardım şiirden
Ah! ne çok yasakladım kendimi kendime
İçimde karanfiller büyüttüğüm zamanlardı.
Dokunsam bir rüzgar kırılırdı avuçlarımda.
Akşamın koynuna usulca bıraktığım yağmurlardan,
İnce kadife yastıklar çıkartırdım küflü
sandıklardan..
Artık kalbim mavi değil
Beni gökyüzüne taşıyan elmas küpelerimden sıyrıldım
Saçlarım rengini kaybedeli uzun yıllar oldu
Yağmurlar çekilmiyor kendi kıyısına artık
Benim için bir köşesine sözler bırakıp
Kuş tüyünde uyanmak istiyorum
Belki kuşlukta içime doldurduğum ezan seslerini
Bir ressamın
Sanki kocaman bir gök taşından koptum
Ve öylece seni izledim.
Göç haliydi
Kuşlar erken çıktılar yola.
Sana yazmaya korktuğum için oldu herş şey.
Su olup akmaya başladığım zamanlar
Aslında bir rüzgarın ait olduğu yerler kadar uzaktım kendime.
İtiraf ediyorum...
Bir salıncak bile astım evin üst katına
Yüzümden yağmurlu bir sonbahar geçerken,
Sana kurutulmuş güller bıraktım..
Ve içime dökülen her acı için,
Üstümde mor bir şemsiye.
Hiç hoşlanmıyorum böyle kasvetli şeylerden biliyorsun.
Ya şimşekler çakacak, ya kuruyana kadar yanacak gökyüzü.
Şimdi, esmer dudaklı bir geceden
Vişne lekeli günler bırakıyorum bir şiirin göbeğine.
Omurgası kırık kadınlar hatırlıyorum
Denizi olmayan..
Sisli havalarda yorgun gemiler geçerken
Ne vakit seni düşünsem
kır çiçekleri düşüyor yüzüme
saksıda beyaz bir karanfil oluyorum
Sesin gelse şimdi diyorum
Bir yağmur başlıyor
Gökte telaşlı kuşlar görüyorum
Kalbime ıslık çalıyor zaman.
Alışılmış bir hayatın çakıl taşlarını koyuyorum sandığa.
Sanki, iri bir dünya var elimin altında
Ve bütün kuşlar uzaklaşıyor ordan..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!