Seni düşünmek ne güzel
Bir sabah uyandığımda
Güneş doğmadan belkide henüz
Gölgesi düşmeden yüzüne günün
Seni özlemek mesela
Su içerken dahi
Şayet bugünlerde ölürsem,
Ruhumu şu gamsız kuşların kanatlarına bağışlayacağım.
Bu şiirler zaten benim degil
Hepsi senin suçun..
Bazen koskoca bir yok oluştur zaman
Ağlamaklı bir konuşmadan sonra kalbiyle savuran bir rüzgardan
su renginde akıp giden
hayatlar
kopartacak insanı
yalnızlıktan
Şimdi nasılsın bilmiyorum..
Yüzün hangi perçemin kızıldığından esinlenmiştir.
Yada ellerin hangi telefon tuşunda, kulağın kimin yanındadır,
Bilmiyorum..
Böyle, kara bir delik var dünyada, üzerinden geçiyorum.
Kalbim ağlayan bir çocuğun kirpikleri
Yağmur altında çürürken orkideler
kirpiklerimden nar ekşisi gibi
duran bir sabahtan alıntılar alıp
ekliyorum
Müjganın dikiş izlerini
şiir defterime..
Ve sonra yaşlandım ..
Aralıkta mısır taneleri gibi
Kartlaştı kalbim ..
Sevgilim,
Burada zaman bir tuz yoğunluğunda ve hiç sahici değil.
Çoğu zaman kaygılarım daha derin ve manasız oluyor.
Bu yüzden de,
Bilmeden dokunursam,
Ve üşürsem olası bir yağmurda,
Sokağın başında bekleyen begonvillreri de kurutuyor bu hasret.
En çok da birgün gelir ümidiyle beklediklerin gidiyor erkenden..
Öyle ki,
Şiirde durduğu gibi durmuyor hiçbir şey.
Bazıları su'ya gömülüyor, kimi toprağa .
Kimi de uzaktan bakıyor yaşayamadığı hayata.
Bir hayli zaman geçti
Yaşlı bir balıkçının ağına takılalı düşlerim
Sonra denizle konuşmaya başladım
Zaman geçti
Gökyüzü olmak istedim
Şiirsiz yarı çıplak bir senaryo gibiyim
Tyatro salonlarında natürel bir paspas
Üstelik bu saate oldu
Karnım aç
Dışarda pencere perdeyi yutuyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!