Ölmem sandın değil mi?
Bak öldün öldün sende,
Gitmektesin tahta tabut üstünde,
Oysa daha ne hayallerin vardı,
Hiç birinin ölüm yoktu içinde.
Nefesim kesilir bu harap şehirde,
Karşı sahilde bir çocuk olsaydım,
Uzatsaydım ellerimi boz denize,
Ümitler ülkesine doğru dalsaydım.
Saçlarım ıslak gözlerim nemli,
Üzmüşsün, kırmışsın duydum ki beni,
Olsun olsun be koçum varlığın yeter,
Ben zaten ne zaman üzülmedim ki,
Olsun olsun be koçum varlığın yeter.
Hem onu yalanla kandırdım demişsin,
Korkular vardır ölümden korkular,
Evlattan ayrılırım diyen korkular,
Sevgilisi tutar bırakmaz ellerini,
Ayrılıklara sebep olan korkular.
Ölüm gözlerini açmak değil midir,
Ey! dildare gönlüm ne bu sendeki huzur,
Ölüm gelecekse bitmelidir artık bu gurur,
Bir sahilim denizde her dalga beni vurur,
Sen hala yaşarmısın bensiz sevda peşinde.
Yüreğimi alıp da uçtun mu gökyüzüne,
Bilmez misin annem doğanlar ölür,
Her hasretlik zaten böyle başlıyor,
Diyorsun ki ben buna dayanamam,
Her yaşayan bahçede solacak Gül'dür.
Bilmez misin annem doğanlar ölür,
Sararır güz ekini yaşadıkça hayatı,
Yaprakları muamma, başağı muammadır,
Gözler sadece görür anlamaz ki halinden,
Kim bilir yapraklarla, başağı ne anlatır...
Kaç ayrılık gördü düşünmeden eşinden,
Bir ölüm gelecek elbet güzel bir günde,
Çöküp de oturacağım kaldırım üstüne,
Parmağımda şahit olsun bu gümüş yüzük,
Tüm varlığım şimdi bu mavi çantada.
Bir parmak kalkacak hak huzuruna,
Salardı geceye eteklerini,
İnce edalı narin bir hanım,
Kahrederdi baksa gözleri,
Sanki kuyuya düşerdi insan.
Öyle sosyeteydi mahallede,
Kalın bir perde ve uykusuz Çınar,
Derenin coşması hani ne işe yarar,
Yıllar yaşlandırmış göz perdelerini,
Ömrünün son kalanı kapıya bakar.
Dalları sallar üstünde yaşlı Çınar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!