Sabah sabah beyaz kediler,
Toplanıp Çam ağacının altına;
Gelecek ile kurulmuş düşeler,
Yağacak Liselilerin kanadına.
İlk aşk yaşıyorlar belli şu kızla,
Sen beni unutmuşsun dediler,
Baharda güller açar mı bensiz,
Bir Bayram gelip geçiyor yine,
Bıraktın beni sensiz kimsesiz.
Akar mı sandın gözyaşı selim,
Hasret bırakır bu Mahpushane,
Alın sevdiğini gözler görmeden,
Toplanır taş bir odada tüm çile,
O seni alır Dünyadan tat almadan.
Gidersin köhne ranzalar batar.
Bahar gelmiş Malatya'ma,
Kilitle kapıları, ört perdeleri,
Görmesin gözlerim açılan çiçekleri,
Yıkılıp harap olmuş güzel evleri.
Bu Bahar' a buruk başlasın içim,
Şu yağmur soğuğu şu sisli sokaklarda,
Ayağımın altında buz tutan kaldırımlar,
Boğazımdaki nefesi esir alan bir rüzgar,
Malatya da yaşanan yeni nadir sonbahar.
Evler üç beş kat, dükkanlar eski mesken,
Sende özlemişsin haber yollamışsın dünden,
Malatya gibi depremlerdesin bilirim sen.
Bir Kış mevsiminde yaşamışsın altı Şubatı,
Bana bu kinin hem nefretin bilmem neden.
Malatya gibi depremlerdesin bilirim sen,
Hüzünlü bir köşkte eski pencere,
Pencereden bakan yaşlı bir kadın,
Bu pencereden bakar kırk sene,
Ayrılması zordur sevdiğinden insanın.
Hemen merdivenden çıkarken yanda,
Sorma bu fısıltılı, gürültülü şehirde,
Neler yaparsın, neler beklersin diye,
Ömrün geçer bu yıkık konaklar da,
Bir sevdan bir mazin kalır geçmişten.
Liman yok Gemiler geçmez sahilden,
Nereye gitsen elinde bir Gül,
Hasret çökmüş yaşlı sinene,
Ne ömürler geçirdin bu köyde,
Kaç çocuk büyüttün memlekete,
Ah çekip dağlama yüreğini,
Otur da bir şiir yaz dünkü zamana,
Neler değişti yaradılıştan bu yana,
Medeniyet diye kandırmışlar bizi,
Bunca yıl zulmederken, zalim insana.
Kuşları vurdular kırarak kanatlarını,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!