Kavuş bana uzunca bir gecede,
Hasretleri dürüm dürüm dürelim,
Özlem bu biter mi çok uzadı yine,
Gel oturup Sabaha dek gülelim.
Eski bahçe, eski çiçek, bağ evi,
Ne zaman açar bilmem pembe çiçekler,
Biraz enteresanlar bazen gerçekler,
Bir bardağa doldur ver çeşmeden bari,
Biraz sonra çoğalır abı sudan içenler.
Bir hayatın yüzünde yüzmeye çalışırız,
Bir gün ölürsem gelmeyin yanıma,
Cenazemde hakkını helal etmesin,
Gömün bir dağın başına gömün ki,
Mezarımın yerini kimse bilmesin...
Kuşlar gelsin sadece masum kuşlar,
Offf! Lanet olsun hani aramayacaktın...
Dün gece gelip yine girdin düşlerime,
Sanki küsmende yalandı inanayım mı?
Gittinse git neden girersin düşlerime.
Bir balkona oturmuşuz koltuklar o biçim,
Gitme üzülürsün evimiz bahçesiz kalır,
Gitmeden bir düşün mutfağımız aşsız kalır,
Gitme pişman olursun geri dönersin belki de,
Gitme verirler seni götürüp bir kötüye.
Gitme yolculukların boşa yollanır,
Git ellerin ol bir daha gelme,
Devrilsin dizeler senle sessizce,
Sevda çiçekleri kurusun, solsun,
Sana olan sevdam artık kaybolsun.
Git ellerin ol bir daha gelme,
Şimdi tek ışığım yağan karlar,
Gece yarısı çökmüş zifiri karanlık,
Perdeler sarhoş perdeler varoş,
Pencerelerde bir ışık huzmesi,
Tek ışığım gökten yağan karlar.
Yıldırımlara doğru koşuşan kuşlar,
Alın yeryüzünde sizler de savaşın,
Yüksek yüksek kulelere dikin yuvayı,
Şen olan ormanları biraz siz yakın.
Çekip çekip kafaları sokaklarda,
Bir serin rüzgar gördüm,
Esti geçti bizim bağdan,
Arkasında bir el gördüm,
Gel gel etti el yavaştan.
Gitsem sıyrılır günahlar,
Sarı dağlar çiçeklerin soldu mu?,
Ömür bağın viran olup da geçti.
Benim derdim ciğerini yordu mu?
Gözlerinden yaş doldu da geçti.
Sırım sırım ben saklarım sırrımı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!