İstanbul'u özledim yine bu sabah,
Yağmurlar yağarken Adana şehrine,
Martılar konardı senin gibi koşarak,
Sonra birden sen gelirdin beynime.
Adana da kar yağmaz ellerime.
Sustum konuşmam çok zor yine,
Bir karabulut, bir fırtına bu gece,
Yüreğim çığlık çığlık şikayetim var,
Anlatsam kabalık anlatmasam isyan.
Açtım Televizyonumu odamda,
Düğümü olmuşsak kopmaz bir bağın,
Kölesi miyiz biz, sizin medeni çağın,
Başına yular geçirilmiş mazlum uşağın,
Kahramanı olsan ne fayda eder.
Harabat bağlar da nice ömürler geçti,
Nerede kaldın sen gel hasretim canım,
İnsan bir merak eder sorar beni üstadım,
Gel içerdeyim kapı zaten açık ardınca,
Kim zarar verecek sakat yaşlı adama,
Bahçem de başıboş kedilerim bekler,
Kar yağmış bizim köye yollar kapalı,
Esermiş poyraz, lodos yönler kapalı,
Ömrüm geçti tutamadım gençliği,
Anladım Haftalar, Aylar, Yıllar kapalı.
Sen gittin ya o gün bugün küsüm...
Hasret ayrı ayrı özlem oluk oluk,
Gönlüm diyor eski yıla gidelim,
Yollar ot bağlamış geçilmez derler,
Karamıkların olduğu yere gidelim.
Dünya genişmiş attı dağıttı bizi,
Bembeyaz karlar altındayım,
Zifiri düşünceler taşıyor ruhum,
Bir gelinin elindeki o gelinciğim,
Bu gün karanlık ruhum neden.
Oysa karlar temizlerdi kirleri,
Alın yazımmışsın işte öyle diyorlar,
Silsem gitmez misin şu hayatımdan,
Hangi kalem yazmış seni bilmem bana,
Çık çık git artık benim rahatımdan.
Hangi tüfeğin mermisisin çakıldın,
Bir su arkı çektim kendime,
Artık her isteyene gitmeyeceğim.
Nerede sevdiğim varsa evrende,
Bende su misali hep ona gideceğim.
Susacaklar elbette benden geçinenler,
Belki de arkamdan dedikodu yapacak.
Ben bir Kartalım dağların doruğunda,
Ne zarar verir bana sürünen Yılanlar,
Parçalamak vardır benim doğamda,
Akılsız olanlar ancak ölümden anlar.
Gözlerim iyi görür yerlerdeki taneyi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!