orma felek sorma birde halimi,
Hedefi şaşırmış kurşuna döndüm,
Kırdın kolumu, kanadımı, ümidimi,
Merada atılı sınır taşına döndüm.
Yıktın yıllarca gezdiğim şehirleri,
Anlamazsın sen beni sevgilim,
Ben Seyhan nehri gibi durgunum,
Bana çık gel bekliyorum demişsin,
Ovaya çöken bir Kış gibi yorgunum.
Bilemezsin sen göklerimin rengini,
İşte al defterimi ne yazarsan yaz,
Hatadan dönülmenin en bariz anı;
Dünya da bile felaketler olurken,
Bana da dokundu der geçerim biraz.
Üzülürüm belki de yorulurum az,
Kapılırdım hayale dalardım uzaklara,
Üşür sarılırdım tufandan soğuklara,
Ateş yakar mı, yağmurlar ıslatır mı?
Doyar mı gözüm Dünya'da mallara.
Kapılırdım hayale dalardım uzaklara,
Kırılmış bir masada oturdum akşam,
Dertlerimizi paylaştık bir bardak çayla,
Rica ederim rica senden bir ihtişam,
Ben anlatayım derdi sen sözümü kesme.
Bir İnci kolyeye yenildi büyük aşkım,
Bir pencere kenarına koyduğum şiirlerim vardı.
Şiirlerim içlerinde her gün matem taşırlardı,
Gece güneş gibi yanan bazen ışıkta sönen şiirler,
Bazen küstüğüm yüzüne bakmadığım şiirlerim.
Benim de kendime göre şiirlerim oldu elbette,
Değişecek belli Dünya muamma,
İki Hamam ile bir kaç bin Han da,
Değişiklik var belli küllü insan da,
Duymazlar duysun devir dönecek,
Kafir zulmü bitti artık İslam gelecek.
Bir gül açtı bir Kasım ayında,
Dediler adına gülüm Dilara,
Saçları bukle bukle doğdu,
Gözleri yeşil yeşil baktı bana.
Kasımın soğuğu evlerse uzak,
Alırda götürür bir kuru bulut,
Haksızlık edene kal diyemem ki,
Bazen şahlanıyor ruhumdan umut,
Gideceksen buyur yol diyemem ki.
Arif olan anlar ta en başından,
Temmuz'un on biri bugün yine,
Bir yaş daha büyüdüm bilirsin anne,
Bir yaş daha çocuğum ruhumda,
Bir yaş daha yaşlandım bedenimde.
Yine yalnız kutladım doğum gününü,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!