Yol kenarlarına bıraktım düşlerimi,
Hatta satarım da Manav yerinde,
Bir ömür geçti bitmez yol içinde,
Hala saklarım gizliden gülüşlerimi.
Bir Söğüt ağacından daha asilim,
Yüreğim serilmiş kaldırımlar,
Üzerine basta geç istersen,
Yalnızlığım o yalnızlığı arar,
Bugün çok farklıyım dünden.
Kollarımda kurşun yarası var,
Duydum ki Dünyayla kandırırlarmış,
Melekler Bebeği Gülle kandırırlarmış,
Böyle dert keder sonra Cehennem,
Günah işledi diye orada yandırırlarmış.
Her yer Gülistan sandık geldik feleğe,
Bir Gökkuşağına serdim geceyi,
Yıldızlar altında koptu temaşa,
Sabaha yakındı bilirim sevdam,
Görmedi Gökyüzü böyle buluşma.
Yağmur yağıyordu senden sonra,
Bulutlarla dost oldum bugün,
Keşke kalbim olmasaydı dedim,
Sevmezdim seni ağlamazdım,
Belki de sensiz kalsaydım...
Yalnızlığı bu kadar anlamazdım.
Sevmenin ölümündeyim bu sabah,
Gözlerin çöktü yüreğe perde perde,
Sen gizliden yaşarsın saatler çalar,
Sen olmasan da geçer bütün zamanlar.
Bu şehri bir gün terk edeceğim,
Kibriyle kiniyle havale ederekten,
Limanları olan şehirlere gideceğim,
Arkamda büyük enkaz bırakaraktan.
Çiçekleri solmayan bir şehir olacak,
Aktın aktın bulandırdın sen beni,
Var mı yüreğinde bir nebze yerim,
Sevmeyi ben böyle bilmezdim...
Bu sevda da benim yok mu emeğim.
Soranlara beni hep abartmışsın,
Yüz senedir biz köylüyüz efendi,
Haniya köylü milletin efendisiydi,
Kazan büyük geldi nafaka azcık,
Bu ülkede yüz senede kaç kazan devrildi.
Avrupalıyız olduk hepsi tas tamam,
Ruhlar mı ölür yoksa beden mi sence,
Neden kaybolur ruhum sen gelince,,
Ruhsuz beden olur bana büyük işkence,
Boş bir ev gibi kalır sensiz bedenim.
Yaşayan mı ölüdür, ölüler mi yaşar hayatı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!