Bir akşam güneşin mor batışıyla
Mızrabın tellere dokunuşuyla
Vuruldum aşkın kör kurşunuyla
Bir eda bir işven öldürür beni
Eyy benim hâyâl gerçeğim hünkâr
Gamzelerin menekşe açmış,
Gözlerinden cemre yağar.
Şiir tarlamın bereketli başağı,
Sevdan yüreğim yakar.
Kalemi aşkın zehrine bandıra bandıra yazarım.
ben hayallerimi şiir yaptım ıhlamur dalına astım,
belki biri toplar çay demler diye.
biz nasıl yaşanır, yeni bir dünya kurarız diye hayal kurarken,
birileri ateş verip hayallerimizi yakıyor.
ben hayatı kara tren yapmışım
bazen saza, bazen söze sarmışım
ön kompartımana oturmuşum
bu demir ağ'lı hayatta ne ihanetler
görmüşüm.
Bazen hayata bakarken içimi seyrediyorum,
Uçsuz bucaksız ve anlamı kendimde gizli...
Aslında biz kötü çocuklar değildik,
Edebiyat okumuş, hayat bilgisi dersleri almıştık.
Büyüdükçe puştları tanıdık, kahpeliklere şahit olduk,
Biz onlar gibi olmadık ama küfürbaz olduk,
Zaten küfretmeseydik bizde onlar gibi olurduk...
Suskunluğu korkaklık, ahlâki değerleri aptallık görenlerin yaşadığı çağa denk geldim...
Sevdayı da yaşadım, sevgiyi de...
Güneşli günler gördüm...
İnsanın her çeşidini tanıdım...
Ağır kış geçirmiş baharlara şahit oldum...
......ve yaş aldıkça ;
ben yaşayamadım ki verecek bir öğütüm olsun.
farz et ki mor bir menekşeydim,
bağlarında açtım.
gelen çiğnedi, giden çiğnedi.
koca bir ömrü böyle tükettim.
bazen elim kanadı dikene naz ettim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!