sersebil gorgun düştüm aşk denen bu niyazdan,
saymadım, bilmem ki kaç aşk düştü bu ayazdan.
kuşlarım uçmaz oldu soğuk demir kafesten,
dökülür, kirpik kirpik gözyaşlarım yavaştan.
Senin tespit ettiklerin sülietim,
Kesiğimi ve acılarımın derinliğini görecek kadar yakınımda değilsin.
Etrafı kalabalıklar içimi okuyamaz,
Yani sen de herkes gibisin...
hayat dediğin okuldur,
günü gelen herkes gider...
kimi yarım bırakır gider,
kimi de canına okur gider...
Herkeste esmiştir bir sevda yeli,
Isırmıştır mutlaka bir yasak elmayı.
Yasak alfabeli,
Kanunsuz heceli,
Kasırga nasipli,
Binbir dikenli bir gülü,
Sırrı ilm-i beşer-i çözmüş arifhan olsa,
Ol kainat-ı revakın mülkü sahibi olsa,
Güne kızıl güneş, her geceye mah olsa,
Hesaba çekilecek Yüşa peygamber olsa.
Sırrı ilmi beşeri çözmüş arifhan olsan
Ol kainatı revakın mülkü sahibi olsan
Gün içre güneşi, her geceye mah olsan
Hesaba çekilecen Yüşa peygamber olsan
nüvende zerreyken, açıldı semahta bal çiçeğim
felekler yandı ahh'ımdan, dinmedi ol hezeyanım
main, kafur, selsebil, hamr şarap ırmağıdır ab'ım
yolunda ferden düştüm, al yanına turab'ım.
söyle yeşil akan nil, ben senin hangi hicranına
yanayım,
bu şehir bana düşman, bu pusudan nasıl sağ
çıkayım....
Gece yanığıdır sözde yazdığım
Yanakları al al olmuş sevdiğim
Hasret ezgisidir közde ezdiğim
Yaraları göz göz olmuş sevdiğim
Sürme çekmiş göğ mavisi gözlere
Askerde sıladan gelecek mektubu bekler gibi,
senden haber bekliyorum ulan.
Sen "menekşe severim" dedin,
Ben gönlüne baharı getirdim.
Sen "renklerden maviyim" dedin,
Ben sana koskoca bir gökyüzü yarattım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!