Yıllar yılı geçti yaş oldu elli'si
Gözler bulut bulut, yanakta damla dizisi
Söyleyin hummalı kuşlar var mı benim gibisi
Dal ucunda unutulmuş incir gibi kuruyorum...
Bizimkisi öyle bildiğin hunharca işlenmiş bir cinayet değildi
bee usta.
Bir güzele esir düştük,
Bir ömür zindan hayatı yaşadık...
Bilmiyorumki bu hurdalıkta ne arıyorsun.
Bir kaç parça yalın sözüm vardı tozlu rafta,
Senden önce bir eskici girmiş,
Onu da o toplayıp götürmüş,
Satacakmış üç beş kuruş paraya.
tövbe mübah, şarap haramdır elbette
içtim kana kana pir saydılar mecliste.
ten içinde giz'im, aşkta yanmaktır işim
kâbe'de tövbe etsem, mey'im şaraptır yine.
eyy aklımın bayırkuşu
gör bendeki hindibayı
bezm-î elest dokunuşu
hâkir görmem inzivâyı
sensin gamım, sensin huşû
Gözyaşım üstüne dökülür hüznüm
Öldü özlem çiçeği, şimdi öksüzüm
Ne zaman yönümü kıbleye dönsem
Bir kuş kanatlanır nefesi sızım sızım
ruhumu yorduğum yerde kayboldum...
içim kara sözcüklerin hüzün beşiği,
yanık dağlar silsilesi,
.....ve bir şiir mabedi...
Bizim gözlerimizde hep uzak bulutlar yaşardı,
Ağladıkça bahçemizde güzün gülleri yeşerdi...
ne zaman bizim buralara yağmur yağsa, bulut gözlerin gelir aklıma.
o bakışına doyamadığım hüzün kafesi gözlerin...
Hangi dağa gömdüysen acılarını,
o dağ senin kabristanındır.
Bir tek senin gözünü yaşatır,
hüzün kokan dağın gülistanının gülleri.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!