Bülbül olmak uykusuz şafağı beklemektir,
Dikenlere katlanıp, güle yakın olmaktır.
Bir gülün açtığını görmek için emektir,
Bülbüllerin kaderi gül dalında ölmektir...
Bulutlar perde oldu, yerle gök arasında,
Düşlerimden diktiğim en nadide abide,
Aydınlığın dünyası gözle kaş arasında,
Yıkılıverdi birden gözlerimin önünde.
Tek başıma büyüttüğüm çiçekler,
Kırk yıl açtı, kırk yıl soldu sen yokken.
Kalbimizde mahpus yattı gerçekler,
Hep yeminler, yalan oldu sen yokken.
Anladık, hata da kusur da bizde,
Salkım saçak saçlı kara bulutlar.
Avucumuz açık gözümüz sizde,
Salkım saçak saçlı kara bulutlar.
Merhamet doludizgin, kalplerden firar etti,
Buralara sığındım, o gün bugün burdayım.
İnsan her şeyi buldu, kendisini kaybetti,
Buralara sığındım, o gün bugün burdayım.
Ölüm sessizliğinde, karanfiller soluyor.
Kar, boran arasında, vakit sevgi soluyor.
Gözlerdeki nefretin, sorarım sebebini,
Kalpler kin kusar durur, dil aşar edebini.
Dünyayı büyütme öyle gözünde,
Burda bütün yollar ölüme çıkar.
Şımarık yürüme şu yeryüzünde,
Burda bütün yollar ölüme çıkar.
Bir daha uğramıyor, bir kez ayak basanlar,
Bu şehir tekin değil; herkes, her şey değişmiş.
Gece, gündüz kolgezer olmuş karabasanlar,
Bu şehir tekin değil; herkes, her şey değişmiş.
Bütün dünya bir tiranlık,
Suskunluğa düşüyorum.
Gün ortasında karanlık,
Çöküyor ben üşüyorum...
Hakikat üstünü kapatmaz perde,
Büyüklük delisi ey küçük adam!
Mutlaka açılır ummadık yerde,
Büyüklük delisi ey küçük adam!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!