Zaman, anlaşılmaz bir şey,
Kafamdaki sır vesvesem.
Geçsin derim geçmek bilmez,
Akar gider geçme desem.
Deva bulmaz sözle yaralananlar,
Düşman kurşununa bağrını açar.
Kızarmayan yüzle karalananlar,
Düşman kurşununa bağrını açar.
Candan çok sevilen vurunca yere,
Aklımdan çıkarıp atamadım ki,
Düşüncelerimde senin kokun var.
Unutup kaygısız yatamadım ki,
Düşüncelerimde senin kokun var.
Sorun üretenler bir çare bulmaz,
Düşünenler, kafa yorsun isterim.
Yoksulun acısı hiç eksik olmaz,
Bilmeyen, bilene sorsun isterim.
Kubbeyi çınlatan, yeri sarsanlar,
Düşünmez dünyanın ötesi vardır.
Kur’an çağrısını duymaz insanlar,
Düşünmez dünyanın ötesi vardır.
Kimseye bırakmaz dayı, amcalar,
Vicdan af çıkarmaz gönül yakana,
Duvardaki resmi sökmekle bitmez.
Geçmişin yapışır bir gün yakana,
Duygular üstüne çökmekle bitmez.
Yaşanmış ne varsa çizgi çekerek,
Aynı duvarın,
Bir yanında
Alabildiğince keder,
Diğer yanında
Sabah, akşam, gecedir,
Duygularımın rengi.
Dize, sözcük, hecedir,
Duygularımın rengi.
Ne adaba uyar, ne yasak dinler,
Utanmayı bilmez edep kaçkını.
Can, mal, makam için ney gibi inler,
Utanmayı bilmez edep kaçkını...
Mor bulutlu Sivri’nin eteğinde kurulmuş,
Yedi renkli, engin göl önünde serilmiştir,
Eğirdir’in Türk Mührü Selçukluyla vurulmuş,
Tabiat harikası, kudretten derilmiştir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!