acıttığın gurbeti
sancıdığın illeti
gurbet dediğin nedir
hana soktu milleti
damlasıyla üzüldü
az mı geldi geçen otuz iki yıl
günün aya geçti yıla çoğaldı
esridiği olduk ayılıp da bayıl
yıldan yıla tozu yola çoğaldı
dağların yağışta dereye taştı
günün ilk ışımasında
güneşin önüne bentle
ışıktan yaşamasında
aydınlık içinde kentle
anında batar
sensizliğinden sıyrıl
içimde boşluğa yar
soyut güzellik doğar
bana uzak tutamam
zor lokmadır tutamam
geceye tutsaklığım
aydınlığa düşer yüzü
gün ışığı fazla bile
yanıyorsan için özü
gün ışığı fazla bile
sevdasına susayana
güzden de hüzünlüyüm
döküşmüş yaprağından
sözden kuru gülüyüm
çöküşmüş toprağından
içten yandığımdan gör
güneğine kışlayan terlediğine bakınır
irem bahçesindedir yaşadığın süreci
sağlam yapılıcadır kuşların tüneğine
gereci bolca döker sıkıntılar istemez
güne doğunca başlar ezgilerin doğalı
güneş doğdu
aydınlandı evlerin boyaları
canlandı birden
görenlere gülüyordu
güneş doğdu
alın terinde
elinin karasında
vardiya sonunda
açacak papatyalar dolusu
zinciri kıracaklar
bulut karanlığa dolarken
gün dolaşır ortalıkta yine
ekmeğin toprakta bereketi
buğday avuçladın altın ola
elinden öğünen zaman dola




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu