geceyarısı camdan bakınca
sokak lambaları yanıyor
belli belirsiz bir ince duman
komşularımın bacasından
lodos kuzeye doğru sürüyor
gök karanlığında kara bulutları
yanan kandillerinde
ışıyor gözlerim
soluğum yetmiyor
sönmüyor astımım
kirpiklerime yel değdi
küllüğünüzün rengi
solup rengini almış
ona mıdır külrengi
kup ahengi kısalmış
bir yerdeydi ocağın
kurduğu düşte yok
umudunu sarın git
belalım başta çok
bedelinde yarın bit
yanıp yanılsa yalın
kaçı kadar gücü yanar
kaç çağlayana eş olur
hay huy içinde unutursam söyle
dudağında gülücüğü düşürme
saçlarındaki dalgayla savrulduğum ırmaklara
kurtar beni yaradan demeliydi önceden
sürgünle yaşamaktan düşünmeliyim yine
ağladığa gülene yaşlar derdimden artar
sine doldukça derdi öykülerden çoğalır
sözü söylemez oldu deli gönül divanem
kuruca soğanı yumruğunla kır
ekmeğine sar ye ağız tadınla
üstü kovan altı tamtakır bakır
ekmeğine tohum yağız fidanla
yanıyorsa bile mumu üşütür
dikilmiş fidan idin
gülücüğünde çınar
baharın yutan idin
cücüğüne de çınar
onlarca yıl tanıktır
küçücük bir kuş
cıvıltısında bayramda
çığlığında hoş
kımıldanır buramda
çağrısıyla yaramda
yakamoz denizin içinde
deniz ayağıma dokunur
tavşan kanında bir keyif
deminde bir çay kokusu
kaba ıslıkla bir türküden




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu