Kimi gelir, kimi gider
Koca Dünya boş değil mi?
O yâr bana sitem eder,
Aklım da bir hoş değil mi?
Bülbül gülü tutar durur,
A Adım adım ilerliyor kötülük
B Böyle yanlış gidişatı terk edin!
C Cümlemize zarar verir katılık
Ç Çok geç olur, bir an önce fark edin!
D Derin suya yüzemeyen girmesin
Birlik olmak güzel şey de,
Nasıl birlik olacağız?
Senin aklın hep heyheyde…
Nasıl birlik olacağız?
Tehdit eder, duyurursun…
Halen bilmiyorsan öz sınıfını,
Sen nasıl emekçi, nasıl işçisin?
Sıklaştırmıyorsan işçi safını,
Sen nasıl emekçi, nasıl işçisin?
Sermaye safında boy veriyorsan,
Dünyaları ekip biçsen, dane saman bir yerde
Ekip biçen tüm insanlar yine harmana muhtaç.
Yem yedirsen su içirsen hayvana her seferde
Bakarsın ki işkembesi kuru samana muhtaç.
Akan suya setler çeksen, sızar yolunu bulur
Meydanda kaldım / aşkınla soldum / bir gonca güldüm / fuldan sayarlar (a)
Aşkınla soldum / bir gonca güldüm / fuldan sayarlar /duldan sayarlar (a)
Bir gonca güldüm / fuldan sayarlar /duldan sayarlar /zuldan sayarlar (a)
Fuldan sayarlar /duldan sayarlar /zuldan sayarlar / çuldan sayarlar (a)
Farzet ki bir gün /olsam da sürgün/ herkeste her gün / mihman kalınmaz (b)
Görsene sevdiğim berbat halimi
Başını çevirip beni görsene
Sarsana sarılıp tutup belimi
Döşünü döşüme verip sarsana
Yanarım aşkına içer kanarım
Ey koca yürekli Musa Eroğlu!
Toros Dağlarının özü var sende.
Kumaçukuru’ndan Musa’nın oğlu,
Öyle bir babanın tözü var sende.
Âşık olan anlar böyle bir hâlden,
Dudakların kiraz, gerdanın beyaz
Her mevsim bahar, yaz; değmemiş ayaz
Şahından da şahbaz, bu ne cilve naz?
Söyle hele biraz, fettan mısın sen?
Göğüslerin serkeş, füzelere eş
Yolda yaya, dokuz aya
Bu dünyaya gelemedim.
Geldim güya, bir dak’kaya
Doyasıya gülemedim.
Yollarım dar, dağlarım kar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!