Yolda yaya, dokuz aya
Bu dünyaya gelemedim.
Geldim güya, bir dak’kaya
Doyasıya gülemedim.
Yollarım dar, dağlarım kar
Uyan! Dedim uyanmadın, yat uyanma ey millet!
Uyuyanı uyarırlar, lâkin gider memleket.
Dini nasıl kullanıyor, kirletiyor siyaset,
Dindarlığın buysa senin, sen bu yola devam et!
İhaleler yandaşlara, paylaşılır ganimet
Göremeyen kördür artık, varsa biraz feraset.
“Gayri zamlar otomatik” diyorsun
Zam üstüne zam yapmazsan küserim.
“Bu başka bir matematik” diyorsun
Yüzde/yüz’lük tam yapmazsan küserim.
Atlar gibi uyuyoruz ayakta
İnsanın kendince kutsal değeri,
Kendisine benzediği içindir.
Ondan farklı düşününce diğeri,
Ona düşman olmak acep niçindir?
Ufacık bir merhem olsa yaraya,
Değer olsa üç beş kuruş paraya,
Baş üstüne konup girse saraya,
Padişah sanırmış kavuk kendini.
Bir senede bir gün olsun izlense,
Cemre düştü buz bağlamış gönlüme,
Yine mevsim yaz geçmiyor Leylocan!
Bir gülüşün ömür katar ömrüme,
Lâkin sana söz geçmiyor Leylocan!
Akıl neyler bencileyin sersemde,
(Dostum Mahir Tozoğlu’na)
Sağlık sıhhat diliyorum her zaman
Çok sevdiğim dostun biri Mahir Bey.
Muhasebe işlerinde pek yaman
Mesleğinin olmuş piri, Mahir Bey.
Doğru söze alıcı yok;
Yalan söze dağıtım var.
Bu duruma üzgünüm çok;
Nice içli ağıtım var.
Ne çaldım ne haram yedim,
Medetsiz’den baktım Çukurova’ya
Çinili Göl benzer sanki kovaya
Elim açtım yalvarırım Mevla’ya
Yol ver ey Medetsiz, yol ver geçeyim
Yobazların yalan yanlış sözüne,
Secde eden sazanlara kızarım.
Asırlardır dönememiş özüne,
Böyle beyni hozanlara kızarım.
Kimisine sefa oldu sefalet,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!