Sözümün üstüne söz varmış meğer
Anlağı bilenler beriye gelsin
Usta görsem başım göklere değer
Çaylağı bilenler beriye gelsin
Fışkını, budağı, çırpıyı, dalı
Al bak, ne gönderdi Bey’in sizlere! (Bey, Ağa)
Dedi “Götür de ver, beyinsizlere… (Akılsızlara)
Kendi etten yedi, beyin sizlere. (Beyin eti sizlere)
Çoban sahip çıkmıyorsun sürüne! (Davar sürüsü)
Öğlen olmuş ağıldaki sürü ne? (Sürü niye bekliyor?)
Şu sineme düşen aşkın közünden,
Daha fazla yakan har bulamadım.
Ağrı Dağın gezdim kuzey yüzünden,
Yanan yüreğime kar bulamadım.
Bağrıma vurdular bir kızgın dağı,
Yüksek sesle bağır, duysun vatandaş!
Böyle Demokrasi Dünya’da yoktur.
Sayenizde taş üstünde kalmaz taş,
Böyle Demokrasi Dünya’da yoktur.
Yandaş, yoldaş yolsuzluğu artırın,
Benim derdim çok, diyorsun;
Bir vefasız sende mi var?
Bir faydası yok, diyorsun;
Bir vefasız sende mi var?
Sevdim, deyip kaçar gider,
Bu gidişle gözümüz çok derinde,
Battık battık batamadık bi türlü…
Anasını sattığımın yerinde,
Anasını satamadık bi türlü…
Her gün farklı yaşıyoruz olayı,
Namertlerle işimiz yok,
Merdimizi böldü bunlar.
Çok üzgünüm, inanın çok
Ferdimizi böldü bunlar.
Ne olurdu biz de gülsek,
Aklını kiraya veren bir insan,
Gerçeği anlatsa düş gelir bana.
Cahilin sözleri üşütür inan,
Temmuz ortasında kış gelir bana.
Danesiz harmana denmez mi saman?
Boşuna çırpınma divane gönlüm,
Bu can bu bedenden göçer, bilesin!
Hırsına kapılıp eyleme zulüm,
Ömür acı tatlı geçer, bilesin!
İnanma cahilin yalan sözüne!
Öyle narin, öyle zarif
Ben böyle bir güzel gördüm.
Bilmem nasıl etsem tarif
Ben böyle bir güzel gördüm.
İri gözler siyah zeytin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!