(Direniş Şiiri)
Parayı canlıya değişen beyler,
Çekin elinizi çekin Mursal’dan!
Siyanür doğada gör neler eyler,
Çekin elinizi çekin Mursal’dan!
Ben bir civan genç idim, sen ise peri kızı
Gönlümüze düşmüştü o sevda denen sızı
Haykırırdım dağlara kaç kere aşkımızı
Her şey tersine döndü, bir gün dedin “hoşça kal”
Elli yıllık resmini gel de bari geri al!
Harmana girdi de çıkmak bilmedi,
Karnını tok etti düven öküzü.
Birazcık tıpayı sıkmak bilmedi,
Her yanı bok etti düven öküzü.
Malamayı yiye yiye bitirdi,
Sömürü düzenin çarkı işlerken,
İşçinin hakkını yutuyor, beyler!
Mazlumları haksız yere fişlerken,
Zamanımız boşa yitiyor, beyler!
Katliam benzeri işçi ölüyor,
Ahu gözlü / o cananı / anlayacak / kul gerektir
O cananı / yüreğine / gönderecek / yol gerektir
Anlayacak / gönderecek / söndürecek / kül gerektir
Kul gerektir / yol gerektir / kül gerektir / özünde dost
Halkalandı / sarı saçlar / ak gerdana / aktı geçti
Zararsız bir insan olmak arzumuz
Zamane işte bu düsturu bilmez
Zarar-ı kârını bilmeyen çulsuz
Zekice alacak desturu bilmez.
Züğürt kuyumcunun sofrası kapsız,
Ne yapsam da ne etsem de nafile
Hiçbir düzen tutamadım velhasıl.
Kim iş tutar benim gibi saf ile
Hiçbir düzen tutamadım velhasıl.
Kuruyemiş işi yaptım bir ara
Sekiz bin dil sözcüğünü toplasan,
Senin bir çift sözün etmez sevdiğim.
Yeryüzünü denizlerle kaplasan,
Bir tek mavi gözün etmez sevdiğim.
Kalem parmak, pamuk gibi ak eller,
Dünyayı kapsayan topluluk olmuş;
“Evrensel müziğe gönül verenler”
Özgür düşünceyi burada bulmuş;
“Evrensel müziğe gönül verenler”
“Toplumu sanatla güldür!” demişler.
Yüzünüze basa basa dolaştım,
Hakkınızı helâl edin ey dağlar!
Patika yollardan yâre ulaştım,
Hakkınızı helâl edin ey dağlar!
Çiğdem, nevruz söktüm, mantar topladım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!