Gönüllere sevgi şehri;
Kuran sensin öğretmenim.
Her türlü mikrobu, zehri,
Kıran sensin öğretmenim.
Her çocuğu bir gül sayıp,
Bak geldi dayandı yaş altmış üçe
Şunun şurasında yüze ne kaldı.
Bir göçmen kuş gibi hazırlan göçe
İlkbahar, yaz geçti güze ne kaldı
Bazen gözü açık, bazen bir kördün
Türk’ü, Kürd’ü, Çerkez’iyle, Laz’ıyla
Türkiye’dir tek evimiz barkımız.
Davuluyla, zurnasıyla, sazıyla
Aynı değil mi Türkümüz, Şarkımız.
Köklerimiz, yaprağımız birdir ya
Recep Tayyip sağcı, Ekmel bey sağcı
Demokrat solcuyum diyen nerede?
Onlar ana, onlar eş, onlar bacı
Erkekler meydanda, bayan nerede?
Ulusalcı Ekmel Beye çok katı
Paydos zili er geç çalar
İşimiz bir yere kadar.
Gülen gözlere yaş dolar,
Neşemiz bir yere kadar.
Boştur dönse de nevrimiz
Cem edip camiye cemi cümleyi,
Bir günün ismini cuma eylemiş.
Müminler dediği bu aileyi,
Hacda her yıl bir ictima eylemiş.
Hem şeytanı yaratmış, hem meleği,
Rüzgar esende tozar mı?
Yolları nicedir O’nun! ....
Hala birine kızar mı?
Dilleri nicedir O’nun! ....
Kan kaynadı, yürek coştu,
Benzesen de bir adama,
Tipinde bir noksanlık var…
Çevren epey geniş ama,
Çapında bir noksanlık var…
Aklın tilki huyun katır,
Anayı, babayı çoluk çocuğu
Korkutan en büyük öcüdür ölüm.
Açılmadan soldurur tomurcuğu,
Kara kıştan daha fecidir ölüm.
Koparırsan tatlı canı bedenden
Gah denizde, gah ırmakta, gah gölde
Şaşkın ördek gibi yüzer Mustafam.
Perişan haline acıma gel de
Ordu, Samsun, Bafra gezer Mustafam.
Gitmedi havası suyu hoşuna,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!