Hangi devre, hangi yaşa girdimse
Hep başımdan savıp durdum aklımı.
Kusura kalmayın zahmet verdimse
Kağıdın sırtına sardım aklımı.
Fazlasına ihtiyacım kalmadı,
Akıl bir sermaye insanoğluna
Kullandıkça artar, yığınca değil.
Hür ise gelişir emin ol buna
Bir kafatasına sığınca değil
Eğreti dünyanın eğri kulpuna
Tutkallandın kopamadın ihtiyar.
Sade heves, tutku denemez buna,
Vardır en az bin muradın ihtiyar.
Ne şakül bir milim kaymış ne eksen,
Kısmet olmaz yalan dünya kimine,
Hiç bir nimetini tatmadan gider.
Ömür kâfi gelmez, ruy-i zemine
Ufacık bir adım atmadan gider.
Bir beşik de nasip olmaz zıbın da,
Haşhaşlı çöreğin, halis sucuğun,
Hakiki kaymağın diyarı Afyon.
Termal turizmde işler çok yoğun,
Paraya çevirmiş buharı Afyon.
Zenginlik kaynağı; kükürtlü bir su,
Al Bayrağın huzur dolu gölgesi,
Her soydan, her boydan yurttaşa yeter.
Seksen bir iliyle yedi bölgesi,
Düşmesin tuzağa, telaşa yeter.
Şeref verir her davete, törene
Yerinde değilse havan,
Çık dağlara bir nefes al.
Doldu ise sabır kovan
Dök dağlara bir nefes al.
Kov kapından şu telaşı,
Dünya sade gül bahçesi değildir,
Atılan taşlara aldırma gönül.
Aklıyla övünen bil ki cahildir,
Heybesi boşlara aldırma gönül.
Bir bak bir arada uçan kazlara,
Altmış ya da yetmiş yıl her gün gezer tozar da
Bir şeyler alır satar insanlar bu pazarda.
Sattığından kurtulur bunu anlıyoruz da
Aldığına yer var mı o daracık mezarda.
“Ol” emriyle gördüğün kainatı,
Yaratan biri var haberin olsun.
Doğan ölür, bu düzenli hayatı,
Yürüten biri var haberin olsun.
İnandırmak zordur kalbi körleri,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!