Şehre iner, isimlerle konuşur
Kıra çıkar resimlerle konuşur.
Yakalarsa istediği havayı
Yaz kış demez mevsimlerle konuşur.
Vuslat kalmasın son deme,
Yola su tut, kurumasın.
Kum, kumsal fark etmez deme,
Çöle su tut, kurumasın.
Yoktur bir kırgını, küsü
İlk göz ağrımızın ilk göz ağrısı,
Bugün ilk etabı başardı Taham.
Bir hoş etti gözlerimi doğrusu
Güleyim diyorken yaşardı Taham.
Her saniye bir kişi, biner tahtadan ata
Sıra bekler geride, nice müstakbel mevta.
Pamuk ipliği ile bağlıyken şu hayata,
Her ölen bize göre ya yaşlıydı ya hasta.
Kurtların kuzu postuna
Bürünmesi takiyye mi?
Amirin gidip astına
Yaranması takiyye mi?
Bir fırka ki sittin sene
Yaman pehlivanmış talihim yaman,
Aman diledikçe tuş etti beni.
Dostlardan ayırdı, uzun bir zaman,
Halden bilmezlere eş etti beni.
Hasret kodu bir müjdeli habere,
Sevdaya tutulsam, muhabbet kuşum,
Yaralanır sıra bana gelince.
Sebilden bir yudum su içsem başım,
Paralanır sıra bana gelince.
Benim gibisinin küller başına,
Bakıp durur bir el gibi;
Gözlerim beni tanımaz! ...
İşlin daha da garibi,
Sözlerim beni tanımaz! ...
Yoktu hiç biriyle nizam,
Boş durmuyor insanoğlu,
Yaş taşıyor yarınlara.
Çoğunun bu günü dolu,
İş taşıyor yarınlara.
Hem gece hem gündüz faal,
Yaratırken kuvvet verdin güç verdin,
Sen elden ayaktan düşürme Rabbim.
Bir istedim; İki verdin, üç verdin
Yetişir çok şükür taşırma Rabbim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!