Bak geldi dayandı yaş altmış üçe
Şunun şurasında yüze ne kaldı.
Bir göçmen kuş gibi hazırlan göçe
İlkbahar, yaz geçti güze ne kaldı
Bazen gözü açık, bazen bir kördün
Genelde işine geleni gördün
Tutamadın önüne set de ördün,
Söyle yaştan başka göze ne kaldı
Gönlünün isteği neyse listele
Ne bir düşü ne hayali ertele,
Allah ne verdiyse yüklen şu tele,
İnlemekten başka saza ne kaldı.
Gah omuzun yük doluydu, gah boştun,
Gayret ettin dağlar ovalar aştın.
Altmış küsur sene yürüdün, koştun
Yorgunluktan başka dize ne kaldı.
Taşıdın kalbinde bir kulu kırk yıl,
Arşınladın çıkmaz bir yolu kırk yıl,
Kayboldu ömründen dopdolu kırk yıl
Söyle çekmediğin ceza ne kaldı.
Göklerde uçardın, yere çakıldın
O goncanın dikenine takıldın.
Kısacası sen itildin kakıldın,
El tuttu kokladı öze ne kaldı.
Olmasa da hakkında net bir hüküm,
Aşk inattan mütevellit bir cürüm.
Çözmeye çalıştın oldu kördüğüm,
Ödül, tutup kökten çözene kaldı.
Zıttır birbirine Vuslat’la Hicran,
Bir kalpte birleşir zannettin bir an.
Hırslanıp perdeyi eyleme viran,
Osman bak elde bir tezene kaldı.
28.03.2026 İstanbul
Kayıt Tarihi : 2.04.2026 18:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!