Karlı kapkara bir Şubat gününde
Tanıştık Muhammed Ali Üstadım.
Gece saat dörtte, uyku anında,
Yıktı deprem on bir ili Üstadım.
Eşten dosttan alır almaz haberi
Kimi başka şeyler kabul etse de,
Kâinatı yaratan bir Allah var.
Deme “rahat etsek bunlar bitse de”
Beyaz var ki karşısında siyah var.
Ebu cehil tamamlasa da turu,
Bir müzmin aşığa sordum: Mecnun’u
Çöl mü daha fazla yaktı, Leyla mı?
Tenhada bulunca sabrı, sükunu
Dilinden bir “oh” mu çıktı, Leyla mı?
Bal mı, tuz mu bozar ağzın tadını,
Otur bir masaya buldukça fırsat,
Bir gün istesen de oturamazsın.
Son hızla çalışsan yirmi dört saat,
Dünya işlerini bitiremezsin.
Devam etmek güzeldir de perhize,
Okumakla, dinlemekle olmuyor,
Manisa’yı ilçe ilçe gez de gör.
Güzelliği sararmıyor solmuyor,
İstersen kış günü karda, buzda gör
O Rezzak’tır; bilir kulun halını,
Verdiği sözde durmayan
Bizim Mustafa Mustafa
Bilirsin ki değil yalan
Sözüm Mustafa Mustafa
Gündüz teftiş işindedir
Benzesen de bir adama,
Tipinde bir noksanlık var…
Çevren epey geniş ama,
Çapında bir noksanlık var…
Aklın tilki, huyun katır,
Kaygusuz Abdallar, Yunuslar gibi
Şiirler yazanın namı duyulmaz! ..
Elvermez talihi, çıkmaz talibi
Çağdışı (!) ozanın namı duyulmaz! ..
Bozamadım kafamdaki on biri,
SOLMADI NARİN
O köyde kaybolan, ölen insanlık
Emin yere gitti ölmedi Narin.
O minik bir kuzu imiş kurbanlık,
Kasap yanındaymış bilmedi Narin.
İğne vuran, sargı saran
Eline nazar değmesin…
Şu hasta halimi soran
Diline nazar değmesin…
Saçlarıma yağan karı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!