Cem edip camiye cemi cümleyi,
Bir günün ismini cuma eylemiş.
Müminler dediği bu aileyi,
Hacda her yıl bir ictima eylemiş.
Hem şeytanı yaratmış, hem meleği,
Rüzgar esende tozar mı?
Yolları nicedir O’nun! ....
Hala birine kızar mı?
Dilleri nicedir O’nun! ....
Kan kaynadı, yürek coştu,
Benzesen de bir adama,
Tipinde bir noksanlık var…
Çevren epey geniş ama,
Çapında bir noksanlık var…
Aklın tilki huyun katır,
NOKTA
Ne bir soru işareti, ne virgül,
Lüzumsuz işlere noktayı koydum.
Umurumda değil bilinen usul
Sonu geç başlara noktayı koydum.
Gelip geçen yolcu değil, o ilde
Keşke gezip tozduğun yol olaydım.
Sarılırdım sımsıkı bir şekilde,
Boynundaki o siyah şal olaydım.
Uğurlayıp göndersen de ilinden,
Anayı, babayı çoluk çocuğu
Korkutan en büyük öcüdür ölüm.
Açılmadan soldurur tomurcuğu,
Kara kıştan daha fecidir ölüm.
Koparırsan tatlı canı bedenden
Gah denizde, gah ırmakta, gah gölde
Şaşkın ördek gibi yüzer Mustafam.
Perişan haline acıma gel de
Ordu, Samsun, Bafra gezer Mustafam.
Gitmedi havası suyu hoşuna,
Eline verilen körpe fidanı;
Deli dolu esen yellerden koru! ...
Naziktir bedeni, tatlıdır canı,
Hoyratça uzanan ellerden koru! ...
Buram buram Yunus koksun Türkçesi;
ÖĞRETMEN ÖĞÜDÜ
Küçücüktüm sağ elime bir kalem,
Tutuşturdun güzel güzel yaz dedin.
O günden bu güne dur durak bilmem,
Besbelli iğneyle kuyu kaz dedin.
Cehalet derdine derman
Yalnız sende öğretmenim...
Görüyorum ki her zaman
Aklın Fende öğretmenim...
Çalışana yağar tebrik,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!