Arada bir dönüp bakınca geri,
Anlıyorsun aylar, yıllar yel olmuş.
Geldi derken muhabbetin tam yeri
Bakıyorsun şirin diller lal olmuş
Uğruyor günbegün kalbin hasara,
Zahmet edip başka silah arama,
Simsiyah gözlerin öldürür beni.
İnan ki tuz biber olur yarama,
Kahırlı sözlerin öldürür beni.
Bitip tükenmeyen cephane sende,
Bu gün baban, yarın anan ölecek,
Sonra kalbindeki canan ölecek.
Abin, ablan, oğlun, kızın, torunun
Kimin varsa bir gün inan ölecek.
Simsiyah gözlerin bende
Kalsın isterdim olmadı…
Gönül huzuru gölgende
Bulsun isterdim olmadı…
Ben bahçıvan sen bir çiçek
Koca lafı yapıştırır bağrına,
Karışma kimsenin işine oğlum.
Kırk yanlışla cevap verir doğruna,
Gel çeneni yorma boşuna oğlum.
Göz hassastır hiç batmasın hatalar,
Seviye mükemmel, notlar pekiyi,
Birinci sınıflar işi öğrenmiş.
Bilmezlerken daha; biri, ikiyi,
Şimdi üçü, dördü, beşi öğrenmiş.
Sökmüş okumayı; erkekler kızlar,
Ballar akar; tatlı tatlı
Dillerinden öğretmenin!
Yaya giden; gelir atlı
Yollarından öğretmenin!
Onda bağışlanır her suç,
Gönüllere sevgi şehri;
Kuran sensin öğretmenim.
Her türlü mikrobu, zehri,
Kıran sensin öğretmenim.
Her çocuğu bir gül sayıp,
Sonunda titretti bizi de bu gün,
“Üşüyorum” diyen sözün Muhsin Bey!
Milletin kederli, milletin üzgün
Çöktü bağrımıza hüzün Muhsin Bey!
“Dam”da geçirdiğin yıllar zulümdür,
Bu dördüncü sınavım, mülakatım
İnşallah bunu da geçer giderim.
Geçmeye yetmezse gücüm takatim
Bir bardak soğuk su içer giderim.
Anamızdan doğmadık ya müfettiş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!