O gün bu gün eksilmemiş yolcusu,
Nice civanlarla dolmuş Garaman.
Kimlerin gelmişse derin uykusu,
Bir ebedi mesken olmuş Garaman.
Kurmuş o bölgede acı bir düzen
Ne bir başsavcının, ne bir hâkimin
Yurtta hâkimiyet bu milletindir.
Manası bu; Yirmi Dokuz Ekim'in,
Bizde Cumhuriyet bu milletindir
Koca lafı yapıştırır bağrına,
Karışma kimsenin işine oğlum.
Kırk yanlışla cevap verir doğruna,
Gel çeneni yorma boşuna oğlum.
Göz hassastır hiç batmasın hatalar,
Seviye mükemmel, notlar pekiyi,
Birinci sınıflar işi öğrenmiş.
Bilmezlerken daha; biri, ikiyi,
Şimdi üçü, dördü, beşi öğrenmiş.
Sökmüş okumayı; erkekler kızlar,
Ballar akar; tatlı tatlı
Dillerinden öğretmenin!
Yaya giden; gelir atlı
Yollarından öğretmenin!
Onda bağışlanır her suç,
Gönüllere sevgi şehri;
Kuran sensin öğretmenim.
Her türlü mikrobu, zehri,
Kıran sensin öğretmenim.
Her çocuğu bir gül sayıp,
Sonunda titretti bizi de bu gün,
“Üşüyorum” diyen sözün Muhsin Bey!
Milletin kederli, milletin üzgün
Çöktü bağrımıza hüzün Muhsin Bey!
“Dam”da geçirdiğin yıllar zulümdür,
Bu dördüncü sınavım, mülakatım
İnşallah bunu da geçer giderim.
Geçmeye yetmezse gücüm takatim
Bir bardak soğuk su içer giderim.
Anamızdan doğmadık ya müfettiş,
Bu belki de girdiğim son mülakat,
Zira yaş elliyi geçip gidiyor.
Heyecan, endişe arttı üç beş kat
Tansiyon yukarı uçup gidiyor.
Ölüm bize yakın biz de ölüme
Ondan uzaklaşmak kaçmak ne mümkün.
Milyonlarca mevta “bak der halime”
Bu sesi duymadan geçmek ne mümkün .
Hayat bir bilmece ömür masalmış




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!