Çalınmayan kapıların her sene
Umududur, özlemidir bayramlar…
Bir arayıp soran olmazsa yine
Elemidir, matemidir bayramlar…
Havaya karışıp, sularda akan
Bağnazlıktan, bencillikten, kibirden
Gönülleri arıtmalı bayramlar.
Şefkatle uzanan el gibi birden
Gözyaşını kurutmalı bayramlar.
Küsler birbirine açmalı kucak,
Babacığın göçünce ahirete,
Bir parça kopuyor ciğerden sanki.
Katlanırsın uzayan bu hasrete,
Takviye güç gelir bir yerden sanki.
Acı tarih 4 Ağustos 2000,
Saçlar ne de güzel olmuş bembeyaz
İyi fırçalamış hala bacanak.
Çarşambalı diyince az dur biraz,
Sen gaza basarsın hâlâ bacanak.
Emekli olalı ne iş ne görev,
Seçim 7 Haziranda
Bak ben sene deyiverem.
Bu seçimde Erdoğan’da,
Yok (!) ben sene deyiverem.
Olsa güçlü bir rakibi,
Tuttum diyen ne tutmuştur Hakk bilir,
Yolu tuttu gidiyor bak ramazan.
Ömrün varsa seneye tekrar gelir,
Güneş battı gidiyor bak ramazan.
Değişmez şartları dünyana göre,
Bak Gidiyor Ramazan
Tuttum diyen ne tutmuştur Hakk bilir,
Yine yolu tuttu gider ramazan.
Yarın kesilir bu manevî gelir,
Son güneş de battı gider ramazan.
Simge idi bu Bakırköy bir zaman,
Bugün her köy her kent Bakırköy olmuş.
Arar durur herkes derdine derman,
Para çoğaldıkça sağlık zay'olmuş.
Aklın kıymetini kadrini bilen,
Ömür denilen şey günler yumağı,
Harcanıp bitiyor görmüyor musun.
Ağzı yok zannetme kara toprağı
Herkesi yutuyor görmüyor musun.
İnsan takmış kafayı bir meskene
Kırk yıl önce yediğimiz balığın
Davasını şimdi görmek ne güzel (!)
Mis gibi derinin, çıtır kılçığın
Yeniden tadına varmak ne güzel (!)
Bir hafta aç susuz kalan kediye




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!