Gelip geçen yolcu değil, o ilde
Keşke gezip tozduğun yol olaydım.
Sarılırdım sımsıkı bir şekilde,
Boynundaki o siyah şal olaydım.
Uğurlayıp göndersen de ilinden,
Çıktın sanma gönlümün menzilinden.
Sana değmek dokunmak kabilinden ,
Saçını savuran bir yel olaydım.
Silinmiyor kalbe kazınan isim,
Geçse de kırk sene, yüz altmış mevsim.
Kulağından eksik olmazdı sesim,
Demir kapınıza bir zil olaydım.
Adımı dört bir tarafa yaydın da,
Kendin çabuk unuttun, yok saydın da.
Sen bana tanıdık dost olaydın da,
Ben dünyaya yabancı, el olaydım.
Demedim ki çek kahrımı, nazımı
Bir duy, hisset dedim derin sızımı.
Kırıp dökmeseydin gönül sazımı,
Sen mızrap olaydın ben tel olaydım.
Dilenci de olur âşık naçarsa,
Gönlünün ilacı tek sende varsa.
Lutfedeydin gönlünden ne koparsa,
Mühim değil ben alan el olaydım.
Yoksa şayet bu sevdanın hatırı,
Bir kalemde sil at bunca satırı.
Hiç olmazsa yaratandan ötürü,
Hoş görülen garip bir kul olaydım.
Gül sevilir derler solana kadar,
Yar elbette vade dolana kadar.
Yanmadan toz toprak olana kadar,
Bu aşk için yanarak kül olaydım.
Bir gülü çok gördü güller diyarı,
Can suyu vermedi göller diyarı.
Bir “He” dökülseydi o tatlı dilden,
Bir ömür onunla hem hal olaydım.
Kaçı gösterirse göstersin takvim,
Gönül ona tutsak, kalp ona teslim.
O yörük kızının evine kilim,
Çadırına kıldan bir çul olaydım.
"Sevdim bir kez" ötesine ne gerek,
Dedim ya ötesi kazmayla kürek.
Bir kez ünnese de "Osman" diyerek,
Mutluluktan o saat lal olaydım.
Ben dümensiz Bulut sen deli rüzgar,
Dolaştırıp durdun sekiz on diyar.
Havada sersefil gezene kadar,
Gözünün önünde bir göl olaydım.
14 Şubat 2026 Edirne
Kayıt Tarihi : 20.06.2026 20:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!