Ben sensiz zavallı, sen de bensiz
Ben senle etle tırnak, sen bensiz dümensiz
Varlığında yok olup kavrulunca bedensiz
Sormayın, hülyalara daldığımda nedensiz
Rüzgarlarla salınan hülyalardınız
Gözlerim uzakta aradı sizi
Yakın ateşinizden parçalandı dudaklarım
Ne kadar da kırılgandınız
Tüllerle sarmak isterdim sizi
Bir tutabilseydim ellerinizi
Böyle yaşayacak Adem
Başka hiç bir şansı yok
Kovulunca şu cennetten
Nefis bağrına saplanan ok
Çıkartsa, yaşayamaz ölür
Kuzu hikayeleri anlatırken kurtlar
Kurtlar sofrasında ganimet bölüşüyor
Tek istikamet ilerler koyun sürüleri
Çimenler ezilirken üstte filler dövüşüyor
Çakallar tutmuş her köşeli köşeyi
Yaş almış bir kadın biliyorum
Ama hala yaşlanmamış gönlü
Aldığı yaşlarla gençleşirken
Tüketmemiş akan bir ömrü
Yaş almış bir kadın biliyorum
Bin bir masal şairiydi Ofelya
Avuçlarından süzülürdü ırmak
Göz yaşları incilerden bezenmiş
Düşten de olanaksız onunla olmak
Peri sultanı gibiydi Ofelya
İpekle dokunmuş ince bir teni
Sevda tutkusuyla sarsılan bedeni
Düşümde taht kuran güzelim seni
O kadar çok şeyi kapsıyor ki aşk
Sonsuzlukta kucaklaşan sözümüzü
Yenilmez yengiler mi kandığın?
Burulmaz delgiler mi deldiğin?
Sevilmez sevgiler mi daldığın?
Düşülmez düşlerden döndüğüm kız.
Yanıtsız sorgular mı sorduğun?
Dudaklarım şiir
Gözlerim özlem
Yaşamım akan bir nehir
Ya sen!
Seni bir bilsem.
Yol olmuş yolcular
Kol olmuş kolcular
Av olmuş avcılar
Çıkan girmez bu oyundan
Sel olmuş acılar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!