İki dudak arasında kalmış bir karar
söylemesi zor, anlatması imkansız bir duygu aşk
Kimi diler kimi dilenir,
Bazıları susar, izler uzaktan.
İzi yüzde değil sırtta bıçak yarası
Seni
Benim olmayacağını bile bile sevdim seni
Sonunu düşünmeden başındaki hayalle kaybettim benliğimi
Tutunacak bir dal aradım kendime
Kırılacağını , akim kalacağını bile bile
Kalbim yıkık bir kentin ıssız sokakları gibi sensiz
Suya hasret çorak topraklar evim oldu
Ben sensiz kaç gece
Olmayacak hayallerin peşinden sabahladım
Kan kustum, aynalara küstüm
Kendi kendimle konuştum, küfürleştim
Ölümün kıyısında pervasızca dolaştım
Sen hiç çaresiz kalmadın
Devrim şarkıları gibiyim
Yanık yanık dağlarda yankılanan
Zamanından sonra anlaşılan
Korkusuz vicdanlara miras kalan
Yüklü kervan gibi yüreğim
Issız bucaksız çöle düzülen
Seni sevmenin ne anlama geldiğini bilirdim
Sonu belli Hazin bir hikayenin yenik, yorgun tarafıydım
Kalbim sorumluluk ve zorunluluklarım arasında ezilirken
Aklıma mukayyet olamamanın
Deliliğine teslim olmam
Hiçbir yere ait olamadan
Yangın yerine düşen bir damla suydu sana hasretim
İçimdeki koru söndürmeye elbet yetmezdi
Ama bilirdim bir damlanın neye kadir olduğunu
Beklerdim
Tavanı delik bir dam altında
Büyütürdüm içimdeki körpe fidanı..
Sadece sırat köprüsümü ince ve keskin
Bilmiyorlar
Hasretin nasıl ince bir yol önümde
Sızının nasıl keskin burnumda
Bilmezler
Bilseler, Anlarlar sana deli divane oluşumu
Hangi yatak göğsün kadar yumuşak ve sıcak
Kulağıma mırıldadığın şarkılar ruhuma şifa
Gözlerinden çalınmış serin suların berraklığıyla
Sükunet bulur, yangın yerine dönen yüreğim
Bilmezsin
Kaç kez yürüdüm sokağında
Avuçlarımda terlerken ellerin
Senden habersiz
Kordonda otelin beşinci katında
Kaç kez deprem bekledim
Bilmezsin bendeki seni
Hangi türkü çalınsa kulağıma
Sözlerinde hasretin tüter
Okuduğum her şiirde
Göz yaşınla yıkanan iç çekişlerim var
Saklandığın her kuytuda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!