Zaman ne garip bir şey
Aldığını geri vermeyecek kadar cimri
Kısacık ömre bir rüya sığdırarak kadar cömert
Son durakta son treni bekleyen
Gidip dönmeyen yolcularıyız
Hesap etmeden ölçüp biçmeden
Uykuya hasret gözlerden Irak yaşandıysa aşk
Bir heceden ibaret, adı aşk
Yaşanmamış sayılacak yaşanılan her şey
Dünden kalan ne varsa bu gün unutulacak
Bir varmış bir yokmuş
Solgun yılgın bir telaşa düşünce yalnızlık
Hıçkırmadan ağlamanın
İncitmeden sevmenin
Gözlerinde Kaybolup
Yüreğinde yaşlanmanın bir yolu olmalıydı
Ne yana dönsem
Senden kalma bir anı
Herkes bir şeylere yorgun
Dil suskun, kelimeler kifayetsiz
Yol uzun, yolcu bitkin.
Eyyubun Sabrını sınayan yara
Kevserle yıkanıp
Ab-ı hayata bulandı
Ben ki bitmez zemherilerin
Zamansız açan kardeleniyim
Koynumda buzdan heykelin durur
Bitse diyorum bu kısır döngü
Çözülse bu anlamsız bilmece
Kırk kör düğüm
Kurtulsak esaretten
Sen gittiğin yolda
Ben bıraktığın yerde
Aşka duyarsız ve tutarsız olduğumdan dem vuruyorlar
Bilmiyorlar kalbimi seninle mühürlediğimi.
Kalbin diyorum
Kanadı kırık bir kuş çırpınışı avuçlarımda
Hissediyorum ama anlatamıyorum
Biz seninle gece ve gündüz gibiyiz
Duygusu kalbime işleyen ne varsa,
Bedenime bol geliyor bu aralar
Sevgiye hürmetim var lakin
Vakit o vakit değil.
Bülbülü güle, gülü dikene
Seni hakettiğin yere,
Sen bana bir hayat borçlusun
Islanmadığım yağmurları
Gülümsemeyi unutan aynaları
Isıtan Güneşi, karanlıkta mehtabı
Umutla büyüyen sebatı
Yaşanmamış Baharı
Boşluğa atılmış bir çığlık sana davetim
Sesim içimde yankılanır duyulmaz
Senden geriye bir enkaz kaldı birde ben
Ateş bana, har bana,
yar başka bahara kaldı..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!