Yalazı yakan avuçların dokunur buzdan duvarlarıma
Kokun,
Öldüresiye eser durur sürgün sokaklarıma
Hangi yana dönsem, nereye saklansam
Kendime varırcasına inkar etsem, nafile
Ne yaşarsam yaşayayım, dünde kalma telaşı dokunur arsız yüreğime
Ayırt etmeksizin seviyorum güzel olanı
Erkekte dürüstlük ve onuru
Kadında zerafet ve gururu
Çocukta masumiyeti
Annede şefkati babada gölgeyi
Dostta vefayı, düşmanda mertliği
Aynı denizin birbirine bakan iki yakasıyız seninle
Senin kokun rüzgara cömert
Bana yasak
Benim yorgun gözlerim Ufka bakar
Senin aşılmaz gururun ikimizi birden yakar
Aynı Göğün altında
Bir mevsime mahküm yaşamak
Ayın parlaklığı kadar gerçek
Yıldızlar kadar uzak bir ihtimal Sevdan
Açtığın yaralar
Vedasız dosttan kalma hançer
Aynı gökkube altında
Aynı mavilikte aldı rengini gözlerimiz
Aynı güneş yanığı da esmere bağladı tenimiz
Aynı Rüzgardan burnumuza çalındı hasretin kokusu
Aynı gecenin karanlığında sardı ölüm korkusu
Bizi bir yapan iki ruhun
Ayrı hayatların talibi olduk
Aynı gökyüzü örttü üzerimizi
Aynı yıldızlara baktık
Aynı şehrin kasveti çöktü üzerimize
Aynı iskeleden uğurladık birbirimizi
Aynı mekanda ayrı masalarda karşıladık güneşin doğuşunu
Gökten yıldızları ellerimle toplayıp
Saçlarına taç yapmak gibi
Uçuk kaçık hayallerim vardı
Gidişinle deniz yeşile, yeşil güneşe hasret
Serçelerin kanadı kırık
Çiçekler bağ bozumu
Seninle bahara düşer benliğim
Her yanım gülistan
Sen benden gülü sakınırsın
Etme bu cefayı bana cananım
Bırak, ellerin avuçlarıma saklansın
Gözlerinin ışığı aydınlatsın yüzümü
Sen bana bakınca
Gök rahmete gelirdi
Yağmur yağar
Toprak bereketlenirdi
Öyle güzel severdinki
Hasret kıskanır
Bana uzaktan bir bakışın anlattı her şeyi
Bir dokunuşunla uyandım
Kayıp bir kentin yitiği olmadığımı,
Kayıp bir ülkenin hiç doğmamış çocuklarıydık.
Yaşama sevincini elimizden alıp
Künyemizi boynumuza asmışlar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!