Gerçek şu ki
İstisnalardı kaideyi bozan
Yalnızca biz farkında değildik
Ve her istisnada müstesnalık verildi
İbrahime selamet oldu ateş
Gül bahçesine döndü alevler
Duygunun en korkunç olanı
Kendini bir yere ait hisedememek
Dünya dar gelirken bir yandan
Öyle yandan bir kuytuda kabuğuna çekilmek.
Gözden gönülden Irak bir yaşamı tercih etmek.
Solgun güz gülleri kaldı senden geriye
Kuruyan yaprakları savuran rüzgar
Hayaletten ibaret gölgesiz ağaçlar
Isıtmayan güneş
Ve en kötüsü benliğimi esir alan umutsuzluk duygusu
Tekrarı nasibe kalmış bir kabulleniş
Bitmemiş hazin bir hikayenin ayrı iki yanıyız seninle
Ne gidenin unutabildiği, ne kalanın tutunabildiği
Burun sızısında hasret rüzgarları eser durur
Bir bana, bir sana
En çokta yaşanmayan yarım yıllara
Kopardılar bizi birbirimizden
Bir yudum kahve gibiydin
Yokluğuna kırk yıl hatır sayıyorum..
Kalbim diyorum,
Kırılgan bir cam kenarı
Yorgunluğum geceden kalma
Basit, anlaşılır bir bekleyiş
Beni anlaman için
Atomu parçalamaya gerek yok
Sen dilemekten utandığım dua görülmeyen rüyamsın
Gerçekleşmeyen dileğim, bükülen belimsin
Seninle olan her anı çerçevelenmiş bir resim
Asılı yüreğimin soğuk duvarında
Bakışlarım donuk bakışlarım bomboş
Yüzüm yokluğa dönük bir harabe
Kalk ve harekete geç
Sen harekete geçmedikçe
Gökten zembille kurtarıcın inmeyecek
Güneş muştulamayacak gelen baharı
Sen kararlılıkla yürü
Ürkütmesin seni yolun yorgunluğu
Hayat tekerrürden ibaret derler
Her tecellisi ayrı ayrı işlense yeniden
Asker ziyareti dönüşü mahsur kalsak mesela
Van'da adını bilmediğimiz bir dağda bir kış günü gece yarısı
Mehtaba bakmak için insek
Bozulsa arabamız sen bana kalsan
Karanlık bir gece yine günlerden
Yalın ayak sokak ortasındayım
Bir o yana bir bu yana
Yaşama telaşına yenik yanımın
Tutunacağı bir dal
Sığınacağı bir yalan peşindeyim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!