Sanıyorsun ki gidişinle dünyası kararacak
Güldürme
Çoktan güneşe yuva yapmış gözleri
Ayrılığa kaldırım taşı döşeyen elleriyle
Dokundu kırgın gönlüne
İki ipte oynayan tek cambaz
Güz bitti, vefasızlığına yenik bütün ayıplar karla örtülü şimdi
Tek renk cümbüşüyle beyaz bir ölüm sardı heryeri
Mevsim soğuk, ellerim üşür, buz tutar sana dair İçimde alıp veremediğim ne varsa
Hep bu zamanlara denk gelir ölüm isteği
Yada ardıma bakmadan kaçıp gitmek
Gözlerinin değmediği, seni hatırlatacak bir şeyin olmadığı yerlere
Peşin doğup veresiye öldüğümüz bir dünyadan
Vefa beklemek fazla iyimserlik
Güzel yaşamalı, nasıl öldüğümüzün bir önemi yok.
Haberin var mı
Gülüşünün düştüğü şehirler
Ana kucağı
Sıcak, İçten ve pazarlıksız
Uğruna yaşanılası bir sevda var sende
Benin başımda kavak yelleri
Hangi efsuna gizlenmiş gizemsin
Hangi dağın karı
Hangi yolcunun uğrak hanısın
Seni bulmak
Seni anlamak
Seni çözmek
Bazı aşklar daha başlamadan
Hasrete yoldaş
yetim çocuktan kalma Ah gibi
Dizilir insanın boğazına
Ne yutkunmaya gelir
Ne söküp atmaya güç yeter
Öyle fütursuzca çekip gitmeleri iyi bilirim,
Islanmış, hırpalanmış
bir damla yağmura hasret kalmış,
Bir kuytuda Unutulmuş,
Üzerine bir avuç toprak çok görülmüş bir halde.
O zaman beni hatırla
Bilsen,
Hayalime astığım mendiline bakmak için
Seninle bir kez varolabilmek için kaç kez öldüm
Dibi delik yokluğunda
Kokuna hasret
Bakışlarına tutsak gözlerimden
Göze haram olan gönlü tarumar etti
Bir günaha bin Ah edip ağladım
Ne gidecek yol ne kalacak han kaldı
Hayalin gözümde ortada kaldım..
Hayat işte sevgilim
İnsan hep sevdikleriyle sınanır
Gül uzattığının hançeri paralanır sırtına
Ve öyle az buz koymaz adama.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!