Sesin diyorum sesin
Bir bahar esintisidir ruhumun kışlaklarına vuran
Ve baharı taşıyan kurumuş dallarına ömrümün
Çiçek çiçek her dalda
kelimelerin
Kuş cıvıltıları gibi Kulaklarıma vuran
Tutsaydın ellerimden
Savrulmasaydım böyle…
Daldan düşen yavru kuş
Sudan çıkmış bir balık
Sensizlik bu demekmiş
Bu gün yine seni düşündüm
Kırlara çıktım
Mevsim sonbahar dallarda hazan
Yüreğimi bir dala koydum
Orman yangın yerine döndü
Bir rüzgar esti savruldum
Seninle birlikte yürüdük
Denizden tuzlu bir rüzgar esiyordu
Senin saçlarını dağıtıyor
Benimse gönül tellerime vuruyordu...
Sonra bir yağmur başladı
Öyle soğuk öyle dikine dikine vuruyordu damlalar kaldırımlara
Sen bana geldiğinde
Bir guvercin kanat cirpar yüreğimin dal uclarinda
Saçlarımın uçtuğunu düşünürüm
Sapancanin kenarında saz uçlarında
Söğüt dallarina asilmis ay ışığı altında kanat vurur su bülbülleri
Ben sana sarilinca bir dolunay gecesi üstelik zemheri gunleridir
Sen benim diğer yarımsın
Uzak iklimlerde yeşermiş
Sevdaya dal budak salmış halimsin
Rüzgara kapılmış halimsin
Denize dalmış mavimsin
I.
sonra sen geliyorsun aklıma
gülüşün geliyor
dudağımın kenarından süzülen
kan gibi
yüreğimi delip gecen acı
Ben sana bir şey vermek istiyorum
Bu kemiklerimden geçmiş iliklerime işlemiş bir şey
Kalbimin kan pompalayan damarlarından
Beyin hücrelerimin eksenine bulanmış bir şey
Şimdi penceremden akşam güneşinin vurduğu
Sarımtırak renklerle alacalanmis ağaçlara bakıyorum
Şehirler de yaşarmış sen gidince anladım
Sokak lambalarıyla da konuşurmuş insan
Sokak kedileriyle dost olurmuş
sen gidince anladım
Hercai menekşeler açmış bahar gelmiş
Senin yokluğunda fark ettim
Sevmek seni bir portakal çiçeğini sever gibi
Rüzgarın dokunuşuyla dokunmak sonra
Yağmur çisesi gibi durmak titrek dudaklarında
Kokunu çekip bir kelebek edasıyla
ve taşımak uzak diyarlara
Beklemek seni bir üç mevsim




-
Leyla Bektaş
Tüm Yorumlarmeraba şiirlerinizi beğendim.tebrik ederim.ayrıca soyad benzerliğide ilgimi çekti...