BEKÇİ AMCA
Duvarların gölgesinde uzunca bir sedir
Umutların yollarına kalınca bir demir
Birkaç paket sigaraya sığdırılmış ömür
Sabah olmaz gönüllerde gündüz gözü karanlık
BİLSEN
bilsen gece nasıl yalnızlıktır-
üşür insan yokluğun pençesinde-
oysa ikimizde muhtacız biliyorsun-
dövüldük ağır ağır-
Seni sevdiğimden mi bilemem
Bu şehre bir başka bağlanmaktayım
İçimde iz yaptı tren rayları
Demir örslerde dağlanmaktayım
Sen gittin ben kaldım hatıralarla
KALBİMİN ACISI
Kalbimin çeperini yırtan bir acıdır
Yayılan damarlarıma
Uykumun sessizliğinde
Yıldızlar taklar kurarken
belki bir gün düşecek bir yıldız
gecenin karanlığından
gemilerin yırttığı atlas sulara
ve gözlerimin mavisinden
sana biriktirdiğim damlalar
ayaklarıma takılmış hatıralarda
Nasılım?
Nasıl olduğumu anlatmak isterdim
Dilim döneydi kelimelere takılmadan
Değer vereceğini bilseydim eğer
Sensiz geçen her anı anlatabilirdim
Yüreğinin varsa beyaz sayfalarına
Özlemek susuzluğa benzer
Dudakların kuruduğunda anlarsın
Yandığında içinin derinlikleri
Kurağa kalmış ekinler gibi
Boynun büküldüğünde anlarsın
Özlemek susuzluğa benzer
Dudakların kuruduğunda anlarsın
Yandığında içinin derinlikleri
Kurağa kalmış ekinler gibi
Boynun büküldüğünde anlarsın
bu gün yağmur yağıyordu
soğuktu ve kalleş ayrılıkların pusu vardı havada
aklımda o eski sonbahar
içimde buzlanmış bir aşk vardı...
omuzlarım yorgun hamallar kadar eski
hatıralar duruyor köşe başlarında
bir sabah uyandığımda şefkatli bir el bulsam başımda
ya da içime doğsa hiç habersiz insem tren istasyonuna
ve beklesem siyah raylara bakarak




-
Leyla Bektaş
Tüm Yorumlarmeraba şiirlerinizi beğendim.tebrik ederim.ayrıca soyad benzerliğide ilgimi çekti...