OLMAZ
Ben bilirim sokakların derin hüznünü
Bildiğimi gördüğümü söylesem olmaz
Gece düşer her köşeye koyu karanlık
İçimdeki aydınlığı gizlesem olmaz
DUYMUYORSUN
seni anlatıyorum aslında sen bilmiyorsun
yazdığımda okuduğumda yaşadığımda
duymuyorsun kayaya vuran dalga sesinde
sana sesleniyorum
BETER YAP
Dur kemancı çalma artık o eski şarkıları
Çalma ki kanamasın dinmiş yaralarım
Dön geriye faytoncu gitmeyelim öteye
Artık anlamı yok maziyi dolaşmanın
YALNIZLIĞIM
Kime düşer ayrılık
Kim çeker yükünü bu şehrin
Her köşe başına düşen yalnızlığı
Kimsesizliği sahipsizliği
Ömrüm bütün teslimiyetiyle hazırlanırken akşamüstlerine
Gece siyah perdelerini çekerken göz kapaklarıma
Şiirlerin susup sarhoş şarkıların coştuğu vakitlerde
Neden benim de suspus olduğumu anlamadın
Yokluğun o keskin zemheri gibi sardıkça cismimi
gecenin yalnızlığında
bir yıldız tutsun gözlerinden
rüzgar savursun saçlarını
kokun dağılsın çimenlere
ben sensizliğin mahkumu
ciğerlerime düşsün tadı hasretinden
Yine nisan
Yine çiçek yine yağmur
Çıkıyorum caddelerine bu şehrin
Ziyan olmasın diye her damla
Birde kalın bir yelek alıyorum omuzlarıma
Hızlı adımlar atmadan
Haydarpaşa Gar’ında oturuyoruz seninle
yine martılar uçuyor
vapurlar geçiyor mütemadiyen
köpüklü meşalelerle
şehir yaşıyor hayatı biz olmasak da
Söyle yağmur nereden geliyorsun
Neden hüzünlü bir bulut taşıyor seni
Çocukların gözlerinden mi geçtin
Pınar olup dağdan taştan mı aktın
Söyle yağmur içimden efkarlanmak geliyor
Yarin yokluğudur bahanem
YAĞMUR VE HÜZÜN
Ne zaman yağmur yağsa içimi hüzün kaplar
Bulutlar grileşir gözlerime perde düşürür yokluğun
Hüznümün yolculuğu başlar sonbaharda
Uzak iklimlere,dallara, toprağa




-
Leyla Bektaş
Tüm Yorumlarmeraba şiirlerinizi beğendim.tebrik ederim.ayrıca soyad benzerliğide ilgimi çekti...