Onur BİLGE
“Eser,
“Eserden müessire yol vardır.” diyor Kaptan. “Siz güzele baktığınızda aslında O’na bakarsınız. O, o kadar zahirdir ki onun için gizllidir. Onu severken aslında onu yaratanı seversiniz. Ona olan aşkınızın gerçeği Yaratan’adır. Yaratılan, yaratıldığı gibi zaman içinde yıpranır, harabeye döner ve yok olur. Eserin sahibi için ölüm yoktur. Varlığı kendisinden ve sonsuzdur.”
Onur BİLGE
“Işık Kaynağı,
Kaptan, söz verdiği gibi bana bir Kur’an Meali ile birlikte kalınca bir defterle iyi yazan bir de dolmakalem getirdi. Onu yavaş yavaş, hazmede hazmede okumamı, itikatla ve amellerle alakalı ayetleri, mükerrer olmamak şartıyla kaydetmemi, anlayamadığım yerleri ve aklıma takılan soruları da defteri ters çevirip arka tarafından başlayarak yazmamı söyledi. Bir araya geldiğimizde, her konuda olduğu gibi o konuda da konuşmak üzere anlaştık.
Onur BİLGE
“Mavi Elbiseli Carmen,
Bu adamda Eyüp sabrı var. Hem meselelerimin yükünü sırtlıyor, hem problemlerime çözüm buluyor, hem de ancak bir öğretmende olabilecek mesuliyet duygusuyla yılmadan, ısrarla, alttan alttan, usul usul öğretiye devam ediyor. Filozof desem, filozof değil, bilge desem bilge değil…
Onur BİLGE
“Ciğerparem,
Kaptan, en yumuşak, en tatlı sesiyle erenleri evliyaları anlatıyordu. Altın çağdan bahsediyordu. İslam Güneşi’nden, Cihar-ı Yar-ı Güzin’den söz ediyordu. Uhut şehitlerinden başlıyor, sahabenin birinden diğerine geçiyordu. Kıssaları, konunun akışına göre seçiyordu.
Onur BİLGE
"Dolunay,
Sen Aşkdeniz’sin, meltemde saçları dalgalanan… Teni billur, ruhu bir nur, akla zarar bir düş güzelisin. Yağmurda kıpır kıpır, güneşte gümüşi, gecede yakamoz yakamoz, ışıl ışılsın.
Onur BİLGE
“Fırtına,
Bir okyanus kuşuyum ben, Fırtına’m. Adım Albatros. Kuş olduğuma ispat ister ama ne yapayım, böyle yaratılmışım işte! Kocaman bir gövdem, uzun ve dar kanatlarımla acayip bir yaratığım. Uçabilmem için Fırtına’ya muhtacım. Aksi halde olduğum gibi kalır, yerimden kıpırdayamam. Neye yarar o zaman bu güçlü kanatlarım!
Onur BİLGE
“Alkatraz Kuşçusu,
Roman beni iyice sardı. Bir solukta okudum. Birkaç yıl önce filmini de seyretmiştim. Nevin’le gitmiştik. Burnumdan getirmişti! Tam kendimi filme kaptırıyorum, bir laf ediyor. İlgilensen ayrı dert, ilgilenmesen ayrı dert! Vır vır da vır vır, zır zır da zır zır… Yahu kadın! Bir dur! Bir dinlen!.. Yarım saat bari sus!
Onur BİLGE
“Hayatımın Anlamı,
Odamda olmamla hücrede olmam arasında ne fark var! Benim hayatım sensin. İçinde sen yoksan, yaşamım hayat olmaktan çıkmış, hayal olmuş demektir. Onun için yaşıyor muyum, sürünüyor muyum, ölü müyüm belirsiz… Ne yemek düzenim var, ne de uyku düzenim…
Onur BİLGE
“Sorunların Gelini,
Söz hapishaneden ve Dostoyevski’den açılmışken, Ölü Evinden Anılar adlı kitabından, şu anda aklıma gelen ilginç bir olayı nakletmek istiyorum. Dostoyevski, sürgündeyken hapishanedeki bir köpekle, insan ilişkilerini gözlemlemiş. Okuyunca hayretler içinde kalmıştım.
Onur BİLGE
“Esir Kelebek,
Yine dağlar, yarlar arasında bir başıma doldur boşalt oynuyorum. Doluya koyuyorum almıyor, boşa koyuyorum dolmuyor. Mutluluk da mutsuzluk da bende, iç içe…




-
Turgut Güler Uzdu
-
Gül Üm
-
Mehmet Asa
Tüm YorumlarBir hayatı bir kaç mısraya sığdırmış Onur Bilge Hanım. Tebrikler.
Onur beyi henüz yeni tanıdım şahsen tanımıyorum antolojiden tanıdım iyikide tanıdım.
Kendimce bir karar aldım her gün bir şirini okuyacağım tabi bu arada ben şiirlerini okuyana kadar şiirleri burda olursa. ALLAHA EMANET OLSUN....
O Bir Seven O Bir Gönül Dostu
Bütün Dostlar Güzel Hatıralar Hatırlatsın
Beni Size Sizi Bana Ölürsek Bir Fatiha
Ölmez İsek Hepimiz Hepimize Ebedi Hatıra