Onur Bilge Şiirleri - Şair Onur Bilge

Onur Bilge

Onur BİLGE

“Erguvan’ım,

Antalya’da hemen hemen her kapının önünde bir begonvil vardır. Rodos Çiçeği ya da Gelin Duvağı adlarıyla da anılan bu bitki sarmaşık gibidir, bulunduğu yerde tutacak el arar. Bir de kök saldı mı, gel keyfim gel! Uzar da uzar, yayılır da yayılır… Erguvanı hatırlatır bana. Yapraklarından çok çiçekleri olan o bitki özgürce büyür, kök saldığı yerde serpilir, güzelleşir de güzelleşir… Hassas bir yapıya sahip olan bu ağaçlar, kenarlarda kıyılarda daha da mutludurlar. Onun için insan eli değmeyen korularda adeta ormanlaşırlar.

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

"Ne alıp veremediği vardı hırçın dalgaların falezlerimle! Biri gider biri gelirdi dünyama insanların! Her biri kıyılarımdan bir şeyler koparma hevesinde... Oyuk oyuk yaraydım, yara yara ıstırap!.. Ciğerlerim delik deşik, epeyce yaşlı, yorgun ve yoksuldım üstelik.

Ben Aşkdeniz’dim. Bağrımda gider gelirdi kayıklar, sandallar, gemiler… Balıkçı tekneleri yüreğime demirlerlerdi. Köpük köpük umut taşırdı dalgalar kıyılarıma ama kısa sürede söner gider, yok olurlardı.

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

“Islak Mavi,

Yanık tende masmavi gözler nasıl olursa işte aynen öyleydi, ıslak gözlerin. Uzun, sık, kıvrık kirpikli, akı çok… Çocuk çocuk: “Çoktandır ayrıydı annemle babam. Anneannem, annem ve ben… Kendi yağımızla kavruluyor, yuvarlanıp gidiyorduk. O adam ellerinde çiçeklerle evimize gelmeye başlayınca huzurumuz kaçtı. Bende hüzün ve eziklik, anneannemde telaş ve merak, annemde sevinç ve heyecan… Belirsizlikler arasında kahroluyorum!” diyordun. Daha sonra değişti işin rengi, sana döndü bütün ilgi. Ne olduysa ondan sonra oldu zaten.

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

“Sebebim,

Ne olacak benim halim böyle? Ne yapıyorum ben? İçmek neyi değiştirecek? Bu zıkkımı şu andan itibaren bitiriyorum! Lamı cimi yok!

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

"Sibel,

Şimdi o ağacın altındaki masamız bomboş. İskemleler kimsesiz. Ortalık sessiz, zaman ve mekân sensiz… Hava puslu, gözlerim buğulu… Umutsuzluların en koyusunu yaşadığımız duraktayım. Senden kilometrelerce ıraktayım. İçim sıkılıyor, kalbim sıkışıyor, ruhum daralıyor. Gözlerim çiselemeye devam ediyor. İşaret parmaklarımın dışını ıslatıyor yaşlar. Birazdan çözülür boğazıma tıkanan düğüm, bir hıçkırık tufanıdır başlar.

Devamını Oku
Onur Bilge

“Tek Tutanağım,

Yere göğe sığamıyorum! Ev iyiden iyiye sıkmaya başladı beni. İçim daralıyor! Ayakkabılarım bana ben onlara bakıyorum. Duvardaki çiviye asılı eprimiş ceketimi omzuma atıyorum, bollaşan ve pençe üstüne pençe yemekten ağırlaşan ayakkabılarıma ayaklarımı sokuyorum, atıyorum kendimi caddeler sokaklara…

Gündüzler, öyle ya da böyle geçiyor da geceler… Ah geceler! .. Yüreğime gam kasavet çöküyor, karanlığın basmasıyla birlikte. Akşamlar, gölgeler koyulaştıkça korkutur oluyor şimdilerde. Korkmamam lazım, biliyorum ama elimde değil, içim ürperiyor. Kalbim pır pır!

Devamını Oku
Onur Bilge


Onur BİLGE

“Nefis,

Ben eksik olduğumu biliyorum. Yıllardır aşına aşına neye döndüğümü… Devasız bir dert bu yaşlılık, herkesin başında… “Öyle de mutlu olunur, böyle de…” diyordum ama hayatın hesabı uymadı hesabıma.

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

Tatlı Heyecanım,

Eylülü ekimi bitti hayatın. Çimenler sarardı, saçlar ağardı. Yapraklar toprağa döküldü, onlar omuza… Rengârenk çiçeklenen bahar yaz nerde? Kara bulutlarla karardı dünyam. Göklerimde uçan tek kuş kalmadı, neden hâlâ deli deli esiyor rüzgâr? Bundan sonra gelsin yalnız yağmur, kar!

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

“Kahveci Güzeli,

Bu sabah çok erken kalktım. İkindi oluvermiş. Bu zamana kadar deli gibi çalıştım. Epey bir mal yaptım. Mis gibi bir kahve pişirdim kendime. Açtım Kıbrıs Radyosunu, çıktım evin önüne, attım sandalyemi gölgeye, aldım elime fincanı, başladım höpürdetmeye. İlk yudumda İstanbul’da oluverdim. Eminönü’nde Kurukahveci Mehmet Efendi’den aldığım çifte kavrulmuş kahvenin tadını hissettim damağımda. Her şeyin bambaşka bir tadı vardı. Öyle ya, çiçeği burnunda bir delikanlıydım o zamanlar. Hayat bundan pek farklı olmasa da dünya tozpembeydi. Kalp aynı kalp, duygusal şair kalbi, yine böyle gümbür gümbür! Ne günlerdi be!

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

“Gizli Aşkım,

İç sıkıntısı zirve yaptığı zaman, çıldırmamak için insanın mutlaka bir sırdaşı olması gerekir. Fakat böyle benimki gibi sırdaş tek olunca, bütün yük onun omuzlarına yükleniyor. Gelen giden, çoluk çocuk sırrını bana anlatır, beni bunaltır, ben de Kaptan’ın başının belası oldum epeydir. Hem de nasıl!..

Devamını Oku