Onur Bilge Şiirleri - Şair Onur Bilge

Onur Bilge

Onur BİLGE

“Hayatım,

Bir pazar sabahı, kızlardan ve erkeklerden oluşan bir grup genç, bana yardım için geldiler. Kimisi çıtaları belli uzunluklarda kesiyor, kimisi çakıyor, kimisi kontralitten yapmış olduğum hokkabaza yüz ve giyecek çiziyor, kimisi çıtaları ve onu boyayarak albenili hale getirmeye çalışıyor, kimisi de kuruyanları vernikliyordu. Hem konuşuyor, dertleşiyor, hem de zevkle çalışıyorduk. Radyoda Yurttan Sesler kadınlar Korosu vardı. Zaten o mütemadiyen çalıyor, bize şevkle çalışmamız için destek oluyordu.

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

“Portakal Çiçeği’m,

Nasıl da dolardı dükkân, Kaleiçi’nde. İçerisi tıklım tıklım, belediye otobüsü gibi et ete, balık istifiydi. Dışarılara kadar taşardınız, yetmezdi de karşı arsadaki badem ağacının altına yayılırdınız. Düğün eviymiş gibi bir kalabalık… Şimdi, suyu çekilmiş değirmene döndü oralar.

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

Aşkdeniz’in Büyülü Güzeli Marpessa,

O kayanın üstüne heykelini dikmek isterdim senin. Aydınlık yüzünle, belinden aşağıya çavlan misali köpüre köpüre dökülen simsiyah saçların, kuğu boynun, incecik belin, muhteşem hatlarınla, bebeksi dudakların, pembemsi yanakların, aşkmavi gözlerin, kıvrık gür kirpiklerin, yay gibi kaşların, mağrur bakışların, asırlardır dünya güzellerine meydan okuyan şaheser güzelliğinle… Mermer bir yontu olarak değil, en kaliteli mermerlere taş çıkartan gerçekliğin, pürüzsüz, kadifemsi teninle… Kanınla canınla sanki… Sanki aslının birebir aksi… O kayanın üstünde saçlarını geriye savurmuş, göğsünü kabartmış, ufuklara bakar gibi… O anda oradaymışsın da, o aslınmış, sense sulara yansıyan efsunlu görüntünmüşsün gibi… Yani senden fazla sen, gerçeğinden de gerçek…

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

"Şehrazat,

Ey Fars diyarının güzelliği ve zekâsı dillere destan kraliçesi! Gönül ülkemin tek melikesi! Ben de bir Şehriyar’ım, kendi çapımda. Belki Hindistan’dan Çin’e kadar uzanan uçsuz bucaksız toprakların kralı değilim, onca güç ve kudrete sahip değilim ama sana âşık olmanın verdiği kuvvetle fakirhanemde kendimi büyük bir imparator gibi hissediyorum. Sevgime ve ilgime layık olamayan kadınlara olan hıncım ve düşmanlığımla bilenirken çıkıverdin karşıma. Yaşanan bütün acı tecrübelerin ardından masalımsı bir mutluluk bağışladın bana. Tam bütün kadınların nankör ve sevimsiz olduğuna inanmaya başlamış, verdiğim sevginin karşılığını alamadığım için deliye dönmüş haldeyken ümit oldun bana tek sözünle. “Sen varsın!” dedin. O bana yetti.

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

“Uçurum Çiçeği,

Bir gün daha doğuyor, uykusuz gözlerimi kamaştırarak. Biraz ümit serpmeye çalışıyorum karamsar duygularımın üstüne. Dilerim müjdeli bir gün olur bu defa. Telefon çalar, sesin gelir, belki de çağrın… Ah! Daha ne kadar bekleteceksin hasretler içinde!

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

Şahane,

Hani duyulması ve yayılması istenmeyen bir şey dendiğinde ya da birine bir sır verildiğinde uyarırlar ya biri duyar diye… “Aman ha! Yerin kulağı vardır!” derler ya... “Yerin de kulağı mı olurmuş!” diye akıl yürütülür sonra. Düşünüyorum da… Vardır ya! Neden olmasın! Dağların bile vardır. Hem dağlar duyar da cevaplar da… Dağken dağ, iade de olsa, tekrar da olsa bir ses verir ama sende o yok! Ben burada kendimi paralayayım, sen orada Sağır Sultan gibi otur! Hayır hayır! “Sağır Sultan bile duydu!” derler eskiler. Demek ki o bile duyarmış. O zaman sana ne diyeyim, bilmiyorum!

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

“Ev Kedisi,

“Nasılsın?” diye soruyorsun telefonda. “İyiyim.” demek adet olmuş, iyiysem de kötüysem de… Nasıl olduğumdan bahsetmeye kalksam telefon faturası ödenmez hale gelir. Sen şaşar kalırsın. Şaşkınlıktan küçük dilini yutarsın belki de. Çünkü hiç de bildiğin gibi değilim.

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

“Mahmur Prenses,

Seni nasıl sevmişim, şimdi düşünüyorum da Hülya’m… Uykulu gözlerini, masum tebessümünü…

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

“Zehirli Kız,

Sen öyle bir zehirli mantarsın ki öldürmeyen, süründüren cinsinden… Renklerine aldanmamak, cazibene kapılmamak mümkün değil! Öldürücü olsaydın, şimdiye kadar çoktan biterdi bu işkence. Oysa şimdi mütemadiyen, gündüz gece…

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

“Elin Kızı,

Zamanla alışıyor insan insana, insan eşyaya… Bir odadaki duvar saatine baka baka mesela… Yerine başka biri asılsa da dolduramıyor o boşluğu. Onun için vazgeçilemiyor, değiştirilemiyor, yapışıp kalıyor hayatımıza.

Devamını Oku