Demir eğilir dağ erir
Türk’e Orta Asya’ya
At şahlanır kaykılır yer
Ova yayla yassılır
Benim hayatımı yaşayamazsın
Bu duygusallığı taşıyamazsın
Bir çakıl taşının güzelliğini
Kalp akvaryumuna taşıyamazsın
Notalar kalbine yürür dalar mı
Her köyde mutlaka bir köyün delisi vardır
Beğenir beğenmeyiz ne var bunda kızacak
Cahil tiplemesidir bir de velisi vardır
Karagöz olmasaydı Hacivat ne yazacak
Bir gün bir düğün olmuş başlamış oynamaya
Sevmek kopamamak ayrılamamak
Dönüp dönüp gelmek
Aramak sormak
Uzaklaşamamak sürünmek ölmek
Sen 'Gelme' diyorsun
Darılıp, kenara çekilmek olmaz
Güçlükle kuruldu meclis-i ilim
Verimsiz tarlaya ekilmek olmaz
Hislerim duruldu çözüldü dilim
Biz bir efsaneyi paylaşacaktık
Daha pek çok nehir dağ aşacaktık
Saplanıp kalmadan hiçbir noktaya
Kâinat dışında dolaşacaktık
Ben göklere baktım sen kara yere
Onur BİLGE
Beklentilerimi karşılayacağını umduğum, aradığım ideal ölçülere uyduğunu sandığım, görmek istediğim özellikleri taşıdığına inandığım, kendisinde var olsun veya olmasın, ona bazı değerler yüklediğim için varlığını anıtlaştırdığım ve tamamen transa geçmiş vaziyette tek kişiye odaklanıp, düşüncelerimi ısrarla üzerinde yoğunlaştırdığım için beğeniyle sevgiyi aşka dönüştürdüğümün farkındayım.
Kişiye Allah yeter ama insanın insana da ihtiyacı var. Benim de insana ihtiyaç duyduğum zamanlar oluyordu. O zamanlarda Allah’a gidiyordum. Bir can aradığımda, çevremde kimse yoktu, O’ndan başka; konuşacağım, dertleşeceğim... Belki de vardı birileri, fakat aradığım özelliklere sahip kişiler değillerdi.
Onur BİLGE
Gün olur, bir hengâme caddeler, sokaklar boyunca! Yapraklar kıpır kıpır, kuşlar cıvıl cıvıl! Rüzgâr hafif veya şiddetli fakat sürekli esmektedir. Karıncalar zeminde biteviye yürümekte, ağaçlar özgürce boy atmakta, dallar dört bir yana uzamaktadır. Yeni yapraklar çıkmakta, hissetsek de hissetmese de tomurcuklar oluşmakta, çiçekler açmaktadır. Bir taraftan sona ermekte olsa da hayat bir yandan alabildiğine fışkırmaktadır.
Yaz kış, doğada bir hareket bir iş bir oluş, bir yok oluş tükeniş… İç içedir fiiller. Fail’ini düşündürse de düşündürmese de muazzam bir düzen kurulmuş, tıkır tıkır işlemektedir. Bazen tıkır tıkır, bazen şıkır şıkır, bazen hışır hışır, bazen vızır vızır… Sıcak yaz günlerinde cıvıl cıvıl da olmaktadır. Sessizce yol alanlar da vardır, duyamadığımız sesler de…
Onur BİLGE
Yapayalnız derinlere daldığımda, elime hep sünger geliyordu. Ne deneyimim vardı, ne köklü bilgim… Bu işin de bir tekniği vardı, mutlaka. Bir de teçhizatı… Her türlü tehlikeye karşı tedbirli olmak gerekiyordu. Sığ sularda inci olmuyordu. Bir başına dalıp derin denizlerde vurgun yemeden inci toplamak çok zordu. Nihayet oldu. Hem sadık arkadaşlar hem de gömüyü bulduk. O kadar çok istiridye vardı ki! Herkese yeterdi. Bazılarına kolayca ulaşılıveriyordu, bazıları vakumluydu, açılmıyordu. Dalıp dalıp çıkarıyor, ortaya yığıyorduk.
Her şeyin bir zamanı ve usulü vardı. Her işin ustası… Hangisinin ne zaman ve ne şekilde açılması gerektiğini uzmanı biliyordu. Çok soru soruluyor, her konu işlenmiyor, bazıları erteleniyordu. İri ve değerli inciler sonraya kalıyordu.
Onur BİLGE
Virane’ye gelenlerden birisi de Argocu Naim’di. Kurduğu her cümleye ne yapar yapar, bir argo sözcük sıkıştırırdı. O zamana kadar duymadığım çok şey öğrendim ondan. İlk yadırgadığım kelime, ‘langoroz’ idi. Anlamını sorduğumda:
“Langur lungur konuşan adam…” dedi.




-
Turgut Güler Uzdu
-
Gül Üm
-
Mehmet Asa
Tüm YorumlarBir hayatı bir kaç mısraya sığdırmış Onur Bilge Hanım. Tebrikler.
Onur beyi henüz yeni tanıdım şahsen tanımıyorum antolojiden tanıdım iyikide tanıdım.
Kendimce bir karar aldım her gün bir şirini okuyacağım tabi bu arada ben şiirlerini okuyana kadar şiirleri burda olursa. ALLAHA EMANET OLSUN....
O Bir Seven O Bir Gönül Dostu
Bütün Dostlar Güzel Hatıralar Hatırlatsın
Beni Size Sizi Bana Ölürsek Bir Fatiha
Ölmez İsek Hepimiz Hepimize Ebedi Hatıra