Unutabilseydim ben unuturdum
Yılları toprağa verir miydim hiç
Tek noktaya baktım tek hayal kurdum
On yıl inzivada erir miydim hiç
Nasıl sevinirdim gördüğüm zaman
Biz bir efsaneyi paylaşacaktık
Daha pek çok nehir dağ aşacaktık
Saplanıp kalmadan hiçbir noktaya
Kâinat dışında dolaşacaktık
Ben göklere baktım sen kara yere
Benim hayatımı yaşayamazsın
Bu duygusallığı taşıyamazsın
Bir çakıl taşının güzelliğini
Kalp akvaryumuna taşıyamazsın
Notalar kalbine yürür dalar mı
Sevmek kopamamak ayrılamamak
Dönüp dönüp gelmek
Aramak sormak
Uzaklaşamamak sürünmek ölmek
Sen 'Gelme' diyorsun
Her köyde mutlaka bir köyün delisi vardır
Beğenir beğenmeyiz ne var bunda kızacak
Cahil tiplemesidir bir de velisi vardır
Karagöz olmasaydı Hacivat ne yazacak
Bir gün bir düğün olmuş başlamış oynamaya
Darılıp, kenara çekilmek olmaz
Güçlükle kuruldu meclis-i ilim
Verimsiz tarlaya ekilmek olmaz
Hislerim duruldu çözüldü dilim
Onur BİLGE
Bu aralarda Kıbrıs Barış Harekâtı’nda dört yüz seksen dört şehit vermişiz, yedi yüz kırk yedi yaralımız varmış.
Öğrenci çatışmaları hızlandı. O nedenle Bursa ve Gazi Eğitim Enstitüleri tatil edildi. İstanbul Vatan Mühendislik Okulu’nda kendilerine ’komandolar’ adını veren ülkücülerin bir öğrenciyi öldürdükleri belirtildi. Karşı taraf da misilleme yapmakta gecikmez. Vatan evlatları, politik gayelerle birbirine kırdırılır. Oysa onlar ne emeklerle ve ne ümitlerle yetiştirilip üniversitelere gönderiliyor! Henüz ana baba parasına muhtaç bu kişileri birbirlerine düşürmenin, bu güzelim ülkeyi savaş alanına çevirmenin ne anlamı var!
Onur BİLGE
Beklentilerimi karşılayacağını umduğum, aradığım ideal ölçülere uyduğunu sandığım, görmek istediğim özellikleri taşıdığına inandığım, kendisinde var olsun veya olmasın, ona bazı değerler yüklediğim için varlığını anıtlaştırdığım ve tamamen transa geçmiş vaziyette tek kişiye odaklanıp, düşüncelerimi ısrarla üzerinde yoğunlaştırdığım için beğeniyle sevgiyi aşka dönüştürdüğümün farkındayım.
Kişiye Allah yeter ama insanın insana da ihtiyacı var. Benim de insana ihtiyaç duyduğum zamanlar oluyordu. O zamanlarda Allah’a gidiyordum. Bir can aradığımda, çevremde kimse yoktu, O’ndan başka; konuşacağım, dertleşeceğim... Belki de vardı birileri, fakat aradığım özelliklere sahip kişiler değillerdi.
Onur BİLGE
Virane’ye gelenlerden birisi de Argocu Naim’di. Kurduğu her cümleye ne yapar yapar, bir argo sözcük sıkıştırırdı. O zamana kadar duymadığım çok şey öğrendim ondan. İlk yadırgadığım kelime, ‘langoroz’ idi. Anlamını sorduğumda:
“Langur lungur konuşan adam…” dedi.
Onur BİLGE
“Düğünlere giden, resmigeçitlerde boy gösteren meşhur Davulcu Beşi vardı, esmer, şişman, koca göbekli, güleç yüzlü… Ne de güzel kavrardı tokmağı, kocaman eli, tombul parmaklarıyla! Şişkin pazıları, güneş yanığı kollarıyla nasıl da vururdu; bedenine uygun, mütemmim cüzü halini alan davuluna! Yeri göğü inletirdi! ”
“Ondan bahsettiler. Rahmetli olduğunu söylediler. Belediye bandosunda davul çalan birisi vardı. O da öyle, tarif ettiğin gibiydi. Onunla tanışmak nasip olmuştu. Öldüyse, her ikisinin de Allah taksiratlarını affetsin! ”




-
Turgut Güler Uzdu
-
Gül Üm
-
Mehmet Asa
Tüm YorumlarBir hayatı bir kaç mısraya sığdırmış Onur Bilge Hanım. Tebrikler.
Onur beyi henüz yeni tanıdım şahsen tanımıyorum antolojiden tanıdım iyikide tanıdım.
Kendimce bir karar aldım her gün bir şirini okuyacağım tabi bu arada ben şiirlerini okuyana kadar şiirleri burda olursa. ALLAHA EMANET OLSUN....
O Bir Seven O Bir Gönül Dostu
Bütün Dostlar Güzel Hatıralar Hatırlatsın
Beni Size Sizi Bana Ölürsek Bir Fatiha
Ölmez İsek Hepimiz Hepimize Ebedi Hatıra