Eren, Allah aşkını sen bu kilime
Nakış nakış işledin, bin bir kelime...
Yolunun kalemini verdin, elime
Yüreğim, yürek değil ki; lime lime...
Bir ömür boyunca ne diyor, insan?
Nafile seyahat ediyor insan!
“Haydi, vakit tamam! ..” denildiği an
Bir selâ, bir ezan; gidiyor insan! ..
Dualarla eşiğine yat, Rabbinin!
Oluverir bakarsın, olmaz dediğin.
Elbet görür, Rahman ve Rahim sahibin
Levh-i Mahfuz, 'KÜN! ' emri ile değişir!
Alev alev düştün; kaydın, elimden
Dönüşsüz yollara düştün; uy, yandım!
Ağıtla silindi kaydın, elimden
Gördüğüm en gizli düştün, uyandım!
Duygu yoğunlaşır, göz ağırlaşır
Sona yaklaşılır, yük ağırlaşır.
Sonra tempo düşer, kalp ağırlaşır
Maratonun sonu görünüverir!
Kalpleri mühürlenmiş, ne dersen de, nafile…
Kördür, görmeyecektir, sağırdır duymayacak
Megafonla bağırsan, gözüne soksan bile!
O/Nur/lu yol onlara uymadı, uymayacak!
Onur BİLGE
Sonsuzluktan geldik, sonsuzluğa gideceğiz. Sınırlı varlıklar olduğumuz, sonsuzluğun ne anlama geldiğini ayarı kısılmıs duyularımızla algılamakta aciz kalmış olsak da ebediyete intikal edecek ve sınırsızlığın ne demek olduğunu yaşayarak öğreneceğiz. Duvarın berisine geçmeden buranın nasıl bir yer olduğunu bilmediğimiz, bilmenin bile bilincinde olmadığımız gibi duvarın ötesine geçecek ve ebediyeti yaşayarak, kavrayacağız.
Bumerangın geri dönüşü gibi Allah’a döneceğiz. İlk hızı verenin sonsuz gücünden bahşettiği güçle güçlenerek çıktığımız yokuşu güç kaybederek inip, tamamını teslim ettikten sonra geri alarak, o Yüce Güç’ün huzurunda hesap vermek için ayağa kalkacağız. Dizlerimiz tutar mı o anda? Dilimiz döner mi? Çok merak ettiğimiz O/Nur’u görmek için gözkapaklarımızı kaldırabilir miyiz?
Onur BİLGE
Erkek arkadaşlarımdan biri Müslüman olduğunu söylüyor, Allah’a ve Resulüne inanıyor, meleklere inanmıyordu. Oysa meleklere iman, Peygamberlere imandan önce geliyordu. Meleklere inanmayan için Efendimize inanmak söz konusu olamazdı. Peygamber olmak için emaneti teslim alması gerekiyordu ki bu doğrudan değil, melek aracılığıyla olmuştu.
Kur’an’a inanması da mümkün değildi. Melek yoksa o da yok demekti. O yoksa içindekiler de yok demekti ki o zaman ortada din diye bir şey kalmazdı.
Onur BİLGE
Onlar dürüst davranmak istediler ama olmadı. Burada düşünce, örf adet çok farklı… Oralara benzemez. Nasılsa kabul edilmeyecekti. Kabul edilse de hayat boyu baş kakıncı olacaktı. İlerde olacakların baştan olması daha iyi oldu.
Tatil için gelmişti. Evlenme arzusuyla değil… Hakkında alınan karara uydu, denilenleri yaptı. Karşısına topuğuna çıkmayacak birisi çıktı. Kaderine razı oldu. Sevmedi. Sevecek kadar vakti olmadı. Aslında neye uğradığını anlayamadı!
Onur BİLGE
Havada ve karada yapılmakta olan savaş, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin ikinci kez ateşkes çağrısında bulunması üzerine, Kıbrıs Barış Harekâtı sona erdi. Rahat bir nefes aldık.
Hafta sonu tatili iki güne çıktı ya, bu cumartesi de Virane doldu taştı, bize oturacak yer kalmadı. Boşalan tenekelerin üstüne minderler, kitaplar koyarak oturduk. Duygu ile Ahmet servise yetişemiyor. Neşe onlara yardım ediyor. Öğle zamanları böyle oluyor. Tost kokuları, rutubet ve çay kokusunu bastırıyor.




-
Turgut Güler Uzdu
-
Gül Üm
-
Mehmet Asa
Tüm YorumlarBir hayatı bir kaç mısraya sığdırmış Onur Bilge Hanım. Tebrikler.
Onur beyi henüz yeni tanıdım şahsen tanımıyorum antolojiden tanıdım iyikide tanıdım.
Kendimce bir karar aldım her gün bir şirini okuyacağım tabi bu arada ben şiirlerini okuyana kadar şiirleri burda olursa. ALLAHA EMANET OLSUN....
O Bir Seven O Bir Gönül Dostu
Bütün Dostlar Güzel Hatıralar Hatırlatsın
Beni Size Sizi Bana Ölürsek Bir Fatiha
Ölmez İsek Hepimiz Hepimize Ebedi Hatıra