Kendi ayaklarımızın üstünde
Durduğumuzu sanıyorduk
Hayatın zalimin elindeyse,
Hayallerinde yoksun
Biri sırtına basıyor, birinin sırtına basıyorsan,
Hayatın titrek kumaşında
Umudu ve sevgiyi
Doyasıya yaşamak istiyoruz
Kendi güçlerimizi geliştireceğiz
Hangi sevda bizi özgürlüğe götürmedi ki
Gölge oyunu gelenekseldi, derilere verilen şekillerle ışıklı bir sahnede oynatılırdı.
Zaman zaman hareketli, renkli ve ahengi yüksek yaşamın parçası bir oyundu.
Bu gölgeye o günün sanatçıları, insana ve yaşama ait duygu ve düşüncelerini niyet sorunlarını katarak esprili bir dille sorardı.
Hayatta görünmeyeni, görülemeyenleri anlamaya çalışırken,
Bize birileri; görünenleri gösterip görünmeyenlerle oyaladı.
Yuvarlağın köşesini aradık
İnsan hayata adım attığında,
Bazı insanlar geçmiş tarihin insanlık adına,
Bir özeti gibidir.
Bazı insanlarda niyeti için geçmişi unutturan,
Örtü misali insanları körleştirmek adına,
Göz eti gibidir.
Polemik maskaralığı
Zurnada peşrevin tadını bile kaçırdı,
Maksada uygun inanç sistemi
Yaşadıklarımızdan tanıdık
Karnı yumuşak maskaraların
Tuvale sadakaya muhtaçlığı çizecektim.
İşçiler aç açıkta çalışıyorlardı,
Şiire nü çizmekte nereden gelmişti aklıma,
Hay benim aklıma işte
Seviyordum, seviyordun,
Bunu biliyordum, biliyordun,
Yine de arada bir gidiyordun...
Dönüp, dolaşıp,
Yine geliyordun...
Vurulmuşum,
Düşmüşüm,
Alnımda kan,
O benim gülüşüm
Düştüğüm yerden kalkmışım,
Parayı en bulmak için,
Köşeyi dönmek putlaştı.
Bağımlılığı artırmak için,
Teknoloji putlaştı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!