Göze geliriz korkusuyla,
Göz göze gelemiyorduk
İnsanlığın derin geleneği temaşanın,
Tefekkür ve farkında olmak olduğunu
Geç anladık.
Gökyüzü rengini denizlerde vuruyordu yüze,
Bu asil mavinin içinde insan
Karanlıkta kaldı çıkamadı bir türlü düze.
Doğa ayırmış hepimizi,
Rengimizi, dilimizi,
İlk insandan bu yana değişmeyen
Tek vahşet rüşvettir,
Saray dışı düşünür ve felsefeci şair
Fuzuli saraya yazdığı,
Şikayetname de;
Ağrı başını mengene gibi sıkıyordu,
Acılara kafa tutmanın bedeliydi belki
Hayatını düsturla biçimlendirmeyi severdi
Elleriyle tutarak öptüğü dudakların izi,
Takatsiz avuçlarında bir sızı
Parlak anı ve tecrübeler
Dünyayı kendi zamanlarında döndürür.
Dayatılan kuralları sarsmak isterken,
Kural dışı tutumları yargılananlar,
Odunlar çürümüş olmalı
Dam üstümüze çöküyor
Renkli yıkımın çekilen röntgenin de
Doktorun yorumu sonuçla tutmuyor,
Hasta can çekişiyor
Hangi ateşin aleviyim ki ben sürekli yanıyorum
Zamanın söndüremediği son yangındır Madımak
Ateş utandı yeryüzü çetesinin soyu utanmadı can yakmaktan
Metin Altıok'a sordular
Sır küpüydü,
Laf ebesine bağlı.
Nabzı tutamayan donanım,
Donmuştu
Tutukluluk yapmıştı
Yanardağ ateşini püskürttükten sonra,
Ateşin soğuması ve lavların dış dünyada,
Ateşsiz bir yaşam görevi başlar.
Soğuma çabaları doğal sonucudur,
Bu doğal afetin sonrası...
Ledun denizinde yüzenler,
Dolambaçsız, beklentisiz suya dalarlar.
Yeryüzünde en dirençli duygudur aşk,
Aşıklar dışlanır, yalnız dışlamazlar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!